Bütün arzularımız doyurulduğunda, huzur halinde bile bıkkın olunur. Arzu yokluğundan muzdarip oluruz, doyumun sakinliği bizi can sıkıntısına iter. Demek ki hayat bir sarkaç gibi bir o yana bir bu yana, ızdıraptan can sıkıntısına sallanıp durur. Schopenhauer'a göre mutluluk erişilemez bir hedeftir. Tatmin veya memnuniyet, sadece bir acının ya da yoksunluğun başarısızlığa uğramasının sonucudur. Frederic Lenoir Mutluluk Üstüne: Felsefî Bir Yolculuk
Schopenhauer Sarkacı
Yaşam, acı ile sıkıntı (can sıkıntısı) arasında bir sarkaç gibi gidip gelir." Sarkacın İki Ucu: Acı ve Can Sıkıntısı Schopenhauer'a göre kişiyi harekete geçiren ana güç "Yaşama İradesi"dir (Wille zum Leben). Bu irade durdurulamaz, rasyonel olmayan ve asla tatmin edilemeyen kör bir arzudur. Sarkaç tam olarak bu döngü yüzünden durmaksızın sallanır: 1. Uc: Acı (Schmerz / Pai
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Schopenhauer'a göre temel gerçekler: - Mantık, aptallığa karşı çaresizdir. Aptal biriyle tartışmak, boşuna enerji harcamaktır. Onlar iradeleriyle (gurur, inat, duygusal tepkiler) hareket eder, senin mantığını anlamazlar bile. " (Haklı Çıkma Sanatı) kitabında da gösteriyor ki, tartışmalar çoğu zaman hakikati aramak değil, kazanmak içindir. Aptalla tartışmak ise entelektüel intihardır. -Aptallık insan doğasının bir parçasıdır, şaşırma. Taşın yere düşmesine nasıl şaşırmıyorsan, insanların aptallığına, bencilliğine veya kıskançlığına da öyle bak. Bu, mineralogistin nadir bir taşa bakışı gibi: "Yeni bir veri, insan karakteri hakkında bilgi." Sinirlenmek yerine bunu bir gözlem olarak gör, iç huzurunu koru. Sessizlik en büyük kalkandır. Zekânı aptallara göstermeye çalışma; onlar onu kıskanır, rahatsız olur ve sana düşman kesilir. Bazen aptal gibi davranmak) en akıllıca yol olabilir. Çünkü zekâ, başkalarında kıskançlık ve öfke uyandırır. Toplumda uyumlu görünmek için arada "aptallık oynamak" bir savunma mekanizmasıdır. Uzak dur, yalnızlığı tercih et. Schopenhauer akıllı insanı yalnızlığa, kitaplara, doğaya ve kendi düşüncelerine yönlendirir. Porcupine (kirpi) metaforu meşhurdur: İnsanlar birbirine yaklaşmak ister ama dikenleri (aptallık, ego, kötü huylar) canımızı yakar. En iyisi mesafeyi ayarlamak. Akıllı insan, kalabalıkta değil, kendi dünyasında daha mutludur. Pratikte ne yapmalı? Tartışma tuzağına düşme. "Haklıyım" diye ispatlamaya çalışma; çoğu zaman kazanamazsın ve sadece yıpranırsın. Beklentini sıfırla. Onlardan anlayış, derinlik bekleme. Bu, hayal kırıklığını önler. Enerjini koru. Değerli vaktini sadece seni anlayan, benzer frekanstaki insanlara ver. Geri kalanla nazik ama mesafeli ol. Kendine odaklan.Schopenhauer'ın genel tavsiyesi: Acıdan kaçınmak için iradeyi
Seni tanıyan son kişi öldüğünde hiç doğmamış olacaksın. A. Schopenhauer
Duygu ve Düşünce
“Bir insanın entelektüel ve ahlaki değeri ne kadar yüksekse, gürültüye karşı hassasiyeti de o kadar fazladır. Gürültü, aklımızı zayıflatır ve düşünce yetimizi köreltir.” -A. Schopenhauer
Her Gün Bir Özlü Söz
"Beraberinde getirdikleri umutlar ve korkularla akın akın gelen arzulara teslim olduğumuz sürece, kalıcı mutluluğa ya da huzura hiçbir zaman kavuşamayız..." A. Schopenhauer