Büşra

Büşra
@a_busrasahin
Türk İşaret Dili (TİD) Eğitmeni
Lisans
1997
314 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
10/10
·258 syf.··
2021 45. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2021 14:33
Beyaz Diş öyle bir yerde duruyor ki benim için, incelememde ne kadar övgü dolu cümle kullanırsam kullanayım yine de bu kitabı layık olduğu şekilde anlatamayacakmışım gibi hissediyorum. Jack London'ı isim olarak hep romanlarıyla tanırdım. İlk okuduğum kitabıyla, yani Uçurum İnsanları'yla beraber Jack London'ın romanlarında şahit olduğumuzdan tamamen farklı bir yönünü, gazeteci kimliğini tanıma fırsatı bulmuştum. Uçurum İnsanları, romanlarıyla tanışmadan önce Jack London'ın kişiliğine, dünyaya bakış açısına dair genel bir fikir edinmem açısından güzel bir başlangıç oldu. Sonrasında romanlarıyla tanıştım ve daha okuduğum ilk romanıyla kişiliğine duyduğum saygının yanına, kalemine duyduğum büyük bir hayranlık da eklenmiş oldu. Öyle düşünüyorum ki, aslında Beyaz Diş'te de Jack London'ın gazeteciliğinin getirdiklerine şahit oluyoruz. Şüphesiz ki vahşi doğayı, oranın bir parçası olan hayvanların, kurtların duygularını, düşüncelerini bu derece başarılı bir şekilde aktarmak, bizlerden tamamen farklı bir türe karşı bu kadar yüksek seviyede bir empati kurabilmek için, tam da iyi bir gazeteciden bekleneceği gibi oldukça gelişmiş bir gözlem yeteneğine sahip olmak gerekir. Jack London bunu o kadar başarılı bir şekilde yapıyor ki, bu kitabı okumasak belki de hayatımız boyunca hiç yaşayamayacağımız türden bir deneyim yaşatıyor bizlere: Bir insan olarak sahip olduğumuz vicdanı, prensipleri, doğruları-yanlışları tamamen bir kenara bırakıp, kendi türümüze, nesnelere, iklimlere, en kısa tabiriyle bütün dünyaya bir kurdun gözleriyle bakıyor, onun içgüdüleriyle hissediyor, onun duygularıyla değerlendiriyoruz. Bu benim için o kadar eşsiz bir deneyimdi ki, kitabı bitirdiğimde kendime kendime "Bu kitabı Jack London'dan başkası yazamazdı" diye düşünmeden edemedim. Değinmeden geçersem
Roman
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·208 syf.··
2020 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2020 19:21
Bu kitabı ilk kez, bundan yaklaşık 7 yıl önce, lisede, en yakın arkadaşımla okuldan kaçıp kütüphaneye gittiğimiz bir günde okumuştum :) Kitap her aklıma düştüğünde, peşinden hep gülümseyerek hatırlayacağım bu anıyı da sürüklediği için, ayrı bir yer etti bende. Keşke kitabın içeriğini anımsamak da bu türden pozitif duyguları beraberinde getirseydi, fakat maalesef Romanovların hikayesi oldukça hüzünlü bir hikaye. İnternetten yorumları incelediğimde, kitaba konu olan Romanovların hikayesine aşina bazı kişilerin bu anlamda kitabı yetersiz bulduklarını gördüm. Bense tam aksini düşünüyorum. Her şeyden önce, bir çocuğun ağzından yazılmış olduğunu göz önünde bulundurarak değerlendirdiğimde, yazım tarzının basitliği ve sadeliği kitabı gözümde yücelten bir unsur oluyor. Nitekim bu bir yetişkin için oldukça zor bir iş. Kitabı vurucu, altı çizilesi cümlelerle süslemek uğruna, bazı istisnalar dışında sadece yetişkin bir bireyin ulaşabileceği olgunluk seviyesinde cümlelerle donatmayı yersiz buluyorum. Şimdi yıllar sonra tekrar, daha bilinçli bir şekilde okuduğumda, kitabın sonuna eklenen bilgiler ve fotoğraflar, bende iyi bir film izlemenin verdiği hissiyatı yarattı. Kitapla ilgili yazılan yazıların birinde geçen "Seyit Onbaşı attığı top mermilerinin kelebek etkisini herhalde ki hesaplayamamıştır" cümlesini, yani dünyanın bir yerinde kazanılan ve kesinlikle hak edilen bir zaferin, dünyanın başka bir ucunda bir dramı tetiklemiş olduğunu düşünmek, insanı bütün yaşadıklarını ve hissettiklerini gözden geçirmeye itiyor. Kitabı siteye eklemelerini ben rica ettim, bu vesileyle ilk alıntıyı ve incelemeyi de yazmış olmak istedim. Son olarak, her ne kadar kitapta birçok bilgiye yer verilmiş olsa da, kitabı okumadan önce ya da bitirdikten sonra -bu sizin tercihinize kalmış- mutlaka
Tarih
Anastasya Son GrandüşesCarolyn Meyer · İş Bankası Kültür Yayınları · 20037 okunma