Ayser ipek

Ayser ipek
Okur - Yazar Canı istemezse ne okur ne de yazar.
"İnsan dediğin bir çuval etten mi ibaret?"
Şarkı
Reklam
Mutfakta, pişmeyi bekleyen ıstakozlar için de Titanik'in batması bir mucizeydi.
Alıntı
İhtiyaca göre üretim (!)
Bugün yine uzun süredir gözüme batan bir detay üzerine konuşacağım: "Karşı cinsle tokalaşmak." Ben inancım gereği tokalaşmamaya gayret ediyorum fakat bazen karşı tarafı utandırmamak ya da o esnada boş bulunmaktan ötürü tokalaşıyorum. Hepsinin sonunda bir pişmanlık yaşıyorum ama iş işten geçmiş oluyor artık. Ben bu durum için ilk zamanlar Şafii mezhebine mensup olduğumu, bundan ötürü de tokalaşamadığımı öne sürmeyi çözüm olarak gördüm ama bu sefer de "Hanefi ol da kurtulalım." gibi tuhaf tepkilerle karşılaştım. Hanefi mezhebini tam olarak ne sanıyoruz diye düşündüm. Yani ilk zamanlar Şafii mezhebi vardı ve kadınlarla erkekler tokalaşmakta zorlanıyordu sonra ortaya Hanefi mezhebi çıktı ve reklamında da "Şafiisiniz ve karşı cinsle tokalaşamıyor musunuz? Abdest aldınız ama eliniz karşı cinse çarpınca abdestiniz bozuldu diye üzülüyor musunuz? Gün içinde abdestli gezmekte zorlanıyor musunuz? İşte size tüm bu sorunlara çözüm olacak yepyeni bir mezhep! Üstelik bedava. Sizden hiçbir karşılık beklemeden sizi mezhebimize üye yapıyoruz ve abdest sorununuzu kökten çözüyoruz. Hadi, hemen 0212... yi Arayarak mezhebimize üye olun ve karşı cinsle dilediğiniz gibi toakalşın!" gibi bir şey mi yaptılar yani? Yazarken bile kendimi gülmekten alamadım. Neyse bu yazıyı çabuk neticelendireceğim. Dinî açıdan düşünenlerimiz için "Tokalaşmayı uygun bulmuyorum." modern açıdan düşünenlerimiz için ise "Kadın elini uzatmadan erkek uzatmaz." Modern kısmı ben demiyorum. Adabı muaşeret kurallarında yazıyormuş, ben okumadım. Okuyan olursa eğrisini doğrusunu söyleyiversin. Not: "Modern açı dinsiz açı mı yani?" diye ağzınızı yayarak muhalefet olmayın. Lafı anladıysanız tamamdır.
Kadın, kadınsı tavrıyla güzeldir.
Şam Hastanesi'nde Alman hastabakıcı Marta'yı hatırlamıştı. Marta, usta bir süvari gibi ata biner, mavzerle yüz adımdan yumurtayı vururdu. Alman kızının bu marifetini, bütün subay arkadaşları gibi kendisi de o zamanlar çok beğenmişti. "Oysa hayvana erkek gibi binen, silahı erkek gibi kullanan kadının kadınlığı nasırlaşır biraz..."
Sayfa 28 - İthaki Yayınları·Kitabı okuyor