Sobanın içinde yanan ateş, tavanda haleler çiziyor. Bir kadının dudağının kenarındaki kaçamak gülüşler gibi bir belirip bir kayboluyor haleler. Çaydanlıktaki su kaynayarak kapağını tıkır tıkır oynatıyor. Bakır ibrik ağzından küçük küçük damlalar fışkırtıyor kaynamanın etkisiyle. Pır pır sesler geliyor sobanın içinden. O da mı aşık oldu acaba? Gelen sesler, karnındaki kelebeklerin kanat çırpmasından mıdır ki? Saçmalıyorum yine ama olsun. Garip bir huzur var gönlümde. Huzurun da garibi olur mu diye düşünme. Oluyor işte. Uyku tutmuyor bir türlü. Çaydanlığın kapağı tıkırdıyor, ibrik su fışkırtıyor, soba pır pır ediyor...