İçsel bir yolculuk

İçsel bir yolculuk
@a_karacay
𐱅𐰇𐰼𐰚 YAZAR Inst. @a.k.r.c.y TENGRİ BİZ MENEN - KAFKAS - AHISKA
Zonguldak Bülent Ecevit Ünv. Elektronik Teknolojisi
İSTANBUL B. ÇEKMECE
18 Mart
1180 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
VAZGEÇMEK * Elindeki külleri savurup gökyüzüne, yukarıya bakmaktır. * Vazgeçmek bazen tercih, bazen kabullenmek, bazen de tükenmek demektir. "Bugün içimdeki yerini değiştirdim. Yüreğimin ortasında duran yerini değiştirdim. Bunun için önce kaldırdım seni durduğun ve iz bıraktığın yerden. Neredeyse şeklini almış etimin üzerinden. Sonra yastık kabartır gibi şöyle bir vurdum, silkeledim, kendine gelmeye yüz tuttu sanki... her ne kadar şeklini almış olsa da senin orada rahat etmediğini farkettim. Şayet sensen bu geldiğim yerin öznesi, esas olan seni rahat ettirmekti. İçimin etrafına bakındım, sana daha rahat bir yer bulabilmek için. Daha önce durduğun yere başımın üstüne baktım. Ondan da huzursuz olmuştun. Herşeyimin başı, her başlangıcımın çıkış noktası olmak da yormuştu ya seni. Birden gözüme "aldığım derslerden sonra öğrendiklerim" kutucuğu çarptı, üstelik en çok boş yerde orada vardı. Güzel bir köşeye rahat bir konum uydurdum, seni oraya koydum. Şimdi senden senin bildiğin anlamda vazgeçtim. Şimdi seni benim bildiğim anlamda bir daha hiç yorulmayacağın bir yere koydum. Bana öğrettiklerini sindirdim. Bile bile birer yitik savaşçı olduğumuz değirmenler karşısında pes ettim belki ama, suyun akışını öğrendim. Neden ve niye diye sormadan da onun akacağı yere aktığını." Bir çok insanın söylediği gibi "kolay yol" falan değildir vazgeçmek, bunun üzerine bahse girerim. Kolay olan devam etmektir çünkü devam ediyorsan zaten iyisindir. İyi değilsen, her şey berbat gidiyorsa bile içinde bir umut vardır, umut yoksa bile inat vardır, bi şekilde seni yolda tutan bir şeylere sahipsindir. Ama vazgeçiyorsan gerçekten her şeyini kaybettin demek ki, demek ki şakan yok. Vazgecmek bir insanın üstune alabileceği en büyük yük belki de. Hiçbir şeyin gerçekleşmemesini bilerek ve isteyerek neden
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bu dünyadan bir ben geçtim de fark edilmedim. İnsanlar yanımdan geçti gittiler... dolmuşa bindiler , taksiyle yanımdan geçtiler, hayaletmişim gibi bir ömür geçirdim. Polisin çevirmesine bile takılmadım, kuyrukta önüme geçtiler, kuşlar üzerime kondu, araçlar üzerime sürdü, yağmurda ıslanmadım bile, sokak köpekleri gece köşede sıkıştırmadı , konuştum duyulmadı, dokundum hissedilmedi. Bu kadar iyi görenler arasında casper muamelesi gördüm. Durdum düşündüm durgunlaştım ve bir ayet düştü aklıma yöneldim beni gören, duyan, iştene ben kederimi ve hüzünümü yalnız Allah'a arz ederim. A. Karaçay
1000Kitap
İyi geceler sokak lambasında tüneyen kumrular.
Savaş çıktı, insanlar öldü... Darbeler oldu... Barış geldi.. Kuşlar göç etti... Mevsimler değişti... Dünya değişti, ben değiştim... Hastalıklar kol gezdi... Gök delindi, Depremler oldu, afetler, yangınlar... Evren yerinden oynadı da sen şu sol tarafımdan zerre oynamadın. A. Karaçay
1K
Söz verdiğimiz gibi birlikte olamayabiliriz ama paylaştığımız anılar için de minnettarım. Kısa bir süreliğine de olsa beni dünyanın en mutlu insanı yaptın ve bunun için sonsuza kadar minnettarım. Sana veda etmek bana acı veriyor fakat yapmak zorundayım. Birlikte geçirdiğimiz zaman hayatımın en güzel bölümüydü. Kahkaha aşk ve unutulmaz anılarla dolu bölümü... yollarımız artık ayrılmış olsa da varlığının sıcaklığı sonsuza kadar kalbimde kalacak. Sana veda ederken bunu içim burkularak yapıyorum. Ama yine de içimde kaderin bizi tekrar karşılaştıracağı gibi bir umut var ve tekrar karşılaştığımızda seni yeniden kucaklamak için burada olacağım.
1000k
Bir zamanlar hayatımın merkezinde olanların şimdi esamesinin dahi okunmaması. Hayat ne garip, ''canım dediklerim''i âdeta bir hiçe çeviriyor. Bir zamanlar ''en'' değerli olanın zaman içinde yok olması; sanki o duyguların, düşüncelerin, hiçbir anlamının olmaması gibi. O anlar hiç yaşanmamış gibi. Sonra aptallıklarım, hatalarım geliyor aklıma, kendimi bile bile üzdüğüm zamanlar... değer ve kıymet görmediğim yerde ahmaklığımla kaldığım zamanlar... çokça özür diliyorum kendimden, bağışlıyorum. Geçmişi telafi edemem elbette. Hayatımdaki yanlışlar, doğrularımı şaşırtmadı. Bütün ömrümce doğru olduğuna inandığım şeylerin peşinden gittim. Bunun iyi ya da kötü bedelini ödedim. Artık varmakla ilgilenmiyorum. aslolan ilerlemekti, her şeye rağmen devam etmekle ilgiliydi. Bu yüzden çoğu şey için üzgün değilim, aksine benden gittikleri için minnettarım. Yoluma hatalarımla beraber yürüyorum. Hatalarımdan ders alarak- ilerlemek zorundayım, yolun beni nelerle karşılaştıracağını bilmeden. Yürümek, ilerlemektir. Hatalarımla ilerlemek, üstün bir irade ve kararlılık istiyordu. Bunu yapabildiğim için kendime minnettarım. Yaşamında, yürüyüp yürüyüp, bir an durunca, çevrene bakıp göreceksin ki, yürüyüşüne şu ya da bu noktada katılmış, bir süre seninle birlikte yürümüş kişilerden hiçbiri yok yanında. Sen varsın sadece. Hep sen olacaksın. Sorunlar mı var, halledeceğim... hep hallettim. Yine hallederim. A. Karaçay
1000Kitap