İçsel bir yolculuk

İçsel bir yolculuk
@a_karacay
𐱅𐰇𐰼𐰚 YAZAR Inst. @a.k.r.c.y TENGRİ BİZ MENEN - KAFKAS - AHISKA
Zonguldak Bülent Ecevit Ünv. Elektronik Teknolojisi
İSTANBUL B. ÇEKMECE
18 Mart
1180 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ölüm!
Sen benim için öldün. Ölüm ne acı, yaşanılması ne zor. Bir başlangıç belki de? Ne karanlik, ne de acı veriyor. Çok derin bir uyku felan olduğuna inanmıyorum. Kaçınılmaz son. inananlar için başka bir aleme yolculuk... ...inanmayanlar için sonsuz sessizlik. "bir can borcum var" diyenlerin bu borçlarını da ödeyip tanrı katına ulaştıkları an... Onca didişmenin onca savaşın gereksiz olduğunun, herşeyin bir ipliğin ucunda olduğunun kanıtı.. Yaşa saygısı olmayan, sanıldığından kolay gelen, beleş dağıtılan şey yada başka bir bakış açısıyla hayatı anlamlı kılan bir durum. Aldığın nefesi verememe yada verdiğin nefesi alamama durumu... Tüm gücümle gelmesini beklediğim iki şeyden biri ölüm , yaşamanın karşıtı değil , yaşama karşın hep varolan ve beraber olduğumuz bir olgudur. Bir canlı dünyaya gelirken ölümü göze alarak gelir... Tıpkı bir aşkta ayrılığı göze almak gibi. Ama yaşarken ölümü düşünmeyiz, korkmayız ölümden. çünkü er ya da geç gelecektir. Tüm bu imgelemlerin dışında sonsuz şeylerin varlığı ölümü anlamsız kılar. Çünkü ölüm , birşeyin yok olması değil dönüşmesidir. "varolandan gelen her varlık dönüşecektir." ölüm, bu dönüşümün bir adımıdır 'Ölüm hayatın sonu değil sonucudur' demiş birisi... Hayata anlamını bizim yuklediğimizi hatırlatan yok oluş. Hayatınızdan sevdiğiniz bir kişinin daha eksilmesi, her eksilenin de yanında sizden bir parça götürmesi... Bedeni, bir daha geri dönmemek üzere terk etmek... Vadenin yetmesi durumunda meydana gelecek olan olay. Tatmış olan birinin, tatmamış olanlara asla anlatamayacağı duygu. İnsan hayatında kocaman bir bosluk oluşturan sürec.. Sevdiğiniz birinin başına geldiğinde asla kabullenemediğiniz şey.. Her an kapı çalıcak da o gelicek gibi gelir, o mezar o toprağın altı asla bağdaşmaz kafada o kişiyle, her düşünüldüğünde nefessiz
İnsan ve Duygular
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Rabbim! Ansızın karşıma çıkacak ilahi mucizelerine ihtiyacım var ol dediğinde olabilecek. A. Karacay
Din
Kendime Not:
Kendime not: Uzun zamandır z raporu alıyorum hayatıma dair. Saçmalamadan, sakince düşünerek. Kafamda, beyinimde oturmamış bazı şeyleri yerlerine oturturuyorum tek tek sırayla... Kendimi de gördüm diğerlerini de. Bir zamanlar çok seviyorum dediğim insanların instagram kullanıcısı olduğunu gördüm. Engelledim , engellendim. Silindim. Sildim. Kötü ben oldum. Gerçek yüzlerini görüp uzaklaştığım insanlar tarafından, 'sen çok değiştin' laflarını duydum. Aslında değişmedim akıllandım. Menfaatini beslemediğim insanlar tarafından herşey oldum. Ama ne olmadım? Kimsenin canını bilerek acıtan biri olmadım. Yalan, sahte, iki yüzlü ilişkiler kurmadım. Sevgim o kadar büyük ki karşımdakinin bunu kaldıramayacak kadar korkak olduğunu bildiğim için taşın altına elimi koyan ben oldum. Varsın giden sen oldun desinler. Ama korkak olmadım, cesurca elimi tutan hiç kimsenin elini bilerek bırakmadım. Kimseyle yarışmadım herkes galip gelsin istedim. Bazen yarışmak istediğim insanlar da oldu, yarışamadığım... bazı şeyleri fark etmek için zaman gerekiyormuş bunu anladım. Kaynayan suda suretini doğru görememek gibi bir şey bu. Suyun durulması lazımmış. Hiçbir pişmanlığım yok yaşadıklarıma dair. Yaşamak istemediklerim ders oldu sadece. Şimdi biraz kendim olup deli deli konuşmak istiyorum. Yaptıklarımdan pişman değilim, aklım hala yapamadıklarımda. 😂 Tamam burası şakaydı. Gece diye böyle hissediyorsun sabah unutacaksın. İyi geceler tavan . 😂 A. Karaçay
İnsan ve Duygular
2024 hoşgeldin
Baş başa kaldık yine. Bir bardak su masanın üstünde, kahvenin dumanı üstünde, cumanın mübarek ay ışığı gözüme giriyor dumanın. Tütün kırıntılarından heykelcikler eriyerek nüfuz ediyor içime, daha derine... Yarın ya da bu gün; yeni yıl, yeni umut, yeni ümit, bir şeylerin değişeceğini üzerinden geçen hayali zaman .Bir yıl daha geçti. Çok hızlı geçti değil mi? Yıllara anlam yüklemeyecek kadar, gidenin arkasından ağlamayacak kadar zaman geçirdim şu hayatta. Kötü anıların olduğu kadar , iyi anılarım var diye şükür edenim. Asla umutsuz biri olmadım, ölene kadar da umut edeceğim. Gel gelelim, yıllardır aynı umutları tekrar edip durarak aynı boşluklarla yeni yılın gelişini kutlamak, fazlasıyla yavan geliyor artık. Bu konuda kimseyi değil, kendimi biraz sahte buluyorum. Evet, sarılmamız gereken şeyler var ve biliyoruz ki, tazeleme ister hep hayat. Yeni yılın gelişini kutlamak da bir çeşit tazeleme isteği; buz gibi bir havada, çamur içinde debelendikten sonra sıcacık bir duş alıp mutlu bir vakit arzulamak gibi. Fakat iki an arasında değişecek olan bu zaman, getirmekten ziyade yine götürecek sanki; yine dillerde güzel temenniler olacak, kalplerden yine iyi niyetler havalanacak, umacağız, çok umacak ve yine hiçbir şey olmayacak. Dolu dolu geçen kocaman bir sene. En olduğum, en dolduğum, en ne kadar şey varsa yaşadığım kocaman sene. Acısıyla mutluluğuyla, sevinciyle hüznüyle geçen, ödemem gereken ne kadar bedel varsa ödediğim, en boşverdiğim, en kendimi bulduğum sene… Bitti. Şimdi umut diliyorum kendime, inanç ve vicdan. Merhamet ve sevgi, ümit ve yenilik, aile ve güven. Yorgunlukla geçen, acıyla biten, sevinçle yenilenen, kederle harmanlanan kocaman senenin sonunda… Üzen, mutsuz eden, nefret ettiğim, sevdiğim, saydığım, ezdiğim, yerdiğim, saygı duyduğum, özendiğim, kıskandığım,
Kişisel Gelişim
Çok çalışan kalbin nasır tutmasına, hissizlik denir. A. Karaçay
1000Kitap