Ali Uyar

Ali Uyar
@a_uyar
Psikolojik Danışman/MEB
Lisans/PDR
Mersin
1 Temmuz
34 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
Büyük felaketler gibi, büyük saadetlere de güç inanılır ve güç alışılır. Sevincin fazlası bir çeşit ıstıraptır.
Sayfa 270·Kitabı okudu
Reklam
İstanbul, asırlar var ki, bir zafere inanmak hassasını kaybetmiştir. Osmanlı saltanatı çökmeye başlayalıdan beri arkasinda uzun bir bozgun dizisinin agir ve pashi zincirini hafizası ve ruhuyla sürüklüyor. Bilmiyor ki, bu sefer susulan ve fakat her gözde, her sözde hissedilen zafer Osmanlı saltanatının tarihine ait değildir. Anadolu'nun içinden yepyeni bir millet doğmuştur. Bu milletin, sarayının kafesleri arkasında titreyen aciz ve korku heyülasıyla, bu milletin Bâbıâli denilen viranede uluyan yıllanmış baykuşlarla hiçbir ilgisi yoktur. Kulaklarını yere koyup dinleyenler işitiyorlar; bu yaklaşanların her adımı bir zelzelenin baslangıcı gibidir ve bunlar bilmeyenlere, işitmeyenlere haber veriyorlar. Diyorlar ki "Afyonkarahisar geri alındı!", "Dumlupınar’da düşmanın bütün kuvvetleri yok edildi.”, “ordularımız Uşak’a doğru hızla ilerliyor.”
Sayfa 269 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Bir hasta köpeği okşayan bir adam tavrıyla…
Sayfa 263·Kitabı okudu
O sıralarda Istanbul'da kendi gözyaşlarını yutmakla yüreklerini zehirleyenler yalnız bu adamdan ibaret değildi. Itilaf kuvvetleri zulmün, haksızlığın en son derecesine varmışlardı ve bu zulüm önünde öncülük eden ve bu zulmü alkışlayan soysuzlaşmış Türkler göze carpmakta idi.
Sayfa 257·Kitabı okudu
Yarı iptidai kalmış bir mahlûk üzerinde “vice”’in ( kötülüğün) çekiciliği her şeyden daha kuvvetliydi.
Sayfa 253·Kitabı okudu
Reklam