Freudcu Muammalar: Aşk Arzuyla bağdaşmaz (3)
Peki ensest tabusu nelere yol açar?
Bu bağlamda Freud iki tür erkek çocuğu olduğu varsayımından bulunur: annelerine cinsel nesne olarak sadece kısmen saplananlar ile tamamen saplananlar. freud'a göre tamamen saplananlar, tek veya aynı kadına karşı asla kalıcı bir aşk ve cinsel arzu duyamazlar. Çoğu klinisyen klinik çalışmaların da bu tarz erkekler ile karşılaştıkları konusunda hemfikir olsalarda freud'un yorumu bazı açılardan şeffaf değil gibidir. öyle ki, eğer bu çocukların durumu da oidipus kompleksi sona erdirildiğinde, anneye duyulan sevgi de cinsel arzu'da bastırılmış sa neden bu bastırılmış cinsel arzu (daha önce normal erkekler örneğinde gördüğümüz gibi), bastırılmış Aşkın yer değiştirdiği kadına yönelecek şekilde yer değiştirmesin? Bastırmanın sevgiye etkisi, cinsel arzuya etkisinden farklı mıdır? freud'un bu soruya cevabını net bir evet olduğu görülüyor.
Cinselliği keşfetmesi( sayfa55)
Annesi bu kavrayıştan önce var olmayan bir kıstas yüzünden gözden düşer. Birdenbire kafasında dünyada iki çeşit kadın olduğu Fikri oluşmaya başlar: Bir tarafta annesinin cennetten kovulmasından önceki haline; annesinin, babasını kendisine tercih etme günahını kavramasından (çocuk, babasının bu derece yakın fiziksel temasına izin veren annesinin bu hareketinin ihanet eden koltuğunu düşünür) öncesine benzeyen kadınlar; diğer tarafta annesinin cennetten kovulması ondan sonraki haline benzeyen kadınlar: onu başka bir adamla aldatma kapasitesine sahip olanlar.
Böylece anne iki kadın kategorisi içinde bir model oluşturur: çocuğun, kendisinden farklı olarak babasına özel bir tensel ayrıcalık tanımadığına inandığı anne (buna anne1 diyelim) iyi kız modeline denk düşer (ya da freud'un deyimi ile Meryem Ana) ve oğluna