....Söylemek istediğim şu: İnsanların düzenlere, genel düşüncelere vs. saldırması, düzenle birlikte genel olarak bilgiyi, bilimi ve ona olan inançlarını yani aslında kendilerine, kendi güçlerine inançlarını yadsıması anlamına da geldiği için özellikle üzücüdür....
Hıçkırarak bacaklarına sarıldım.
"Bu artık bir şeye yaramaz, baba; hiçbir şeye yaramaz..."
Benim gibi yaşlarla dolan gözlerine bakarak bir ölü gibi mırıldandım.
"Onu kestiler bile, baba; benim küçük şeker portakalı fidanım kesileli bir haftadan çok oluyor."
O çağlarda, bizim çağlarımızda yani, yıllar önce bir Budala Prens'in, mihrabın önünde diz çökmüş "Budala"nın gözleri yaşlarla dolarak ikonlara şunu sorduğunu bilmiyordum:
"OLUP BİTENLERİ ÇOCUKLARA NİÇİN ANLATMALI?"
Gerçek, sevgili Portugam; bunları bana çok erken anlatmış olmalarıdır.
Hoşça kal!
Şu anda da açıp bakmadı, ama birden şimşek gibi bir şey geçti kafasından: "Artık onun inançları benim de inançlarım olamaz mı? Hiç değilse onun duyguları, hevesleri, gönül akışları?..."
"...Genelde bizi yanılgıya düşüren şey kibrimizdir. Kadınlar, gördükleri ufacık bir ilgiyi gözlerinde büyütür de büyütür."
"Erkekler de böyle olması için ellerinden geleni yapar ama..."