Kara

Kara
@aakdzot
Akıl Ancak Kendini Deliliğin Zıddı Olarak Tanımlar Instagram / X : aakdzot KAHRAMAN ( Birinci Bölüm ) Şimdi Google Play Kitaplarda play.google.com/store/books/det...
“Mutsuzluğuna hiç bir çare aramıyorsun.” demişti.“Ve en büyük acının kendininkinin olduğunu düşünüyorsun. Dünyadan haberdar olmayan bütün geri zekalılar gibi. Ölmesine çeyrek kalmış, herkesi yaşadığına pişman etmeye çalışan, sağlıklı oldukları için suçluluk duymalarını isteyen hastalıklı, yaşlı bir kadın gibisin.”
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Bazen normalliğin, bazı insanlara doğuştan verilmiş bir yetenek olduğunu düşünüyorum… Kurduğum hayatın son çarem olduğunu tekrarlıyorum kendime, işin ciddiyetini anlatabilmek için…”
Sayfa 179·Kitabı okudu
Alıntı
Daha Fazla
Hırs ve başarı istenci kişinin eylemlerinde disiplinli olmasını sağlar. Durumların analitik değerlendirmesini yapıp doğru planlar ile istenilen şeye erişmek mümkündür. Lakin insanların en büyük hatası hep daha fazlasını istiyor oluşlarıdır. Hep daha fazla şu, daha fazla bu, daha fazla o, daha fazla, daha fazla... Buradaki sorun daha fazla isterken, sahip olduklarının da değerini bilmemek. Çünkü insan bir kere doyumsuzluk yaşamaya başlar ve daha fazla, daha fazla demeye başlarsa her elde ettiği o daha fazlası için tatminsizlik ve tahammülsüzlük yaşayacak. Bu da kişinin kendine yapacağı en büyük kötülük. Mücadele etmek ve başarılı olmak arzusu kaybedilmeden, sahip olunanların da bilincinde olunmalı. Bazen daha fazlasını isterken kaybettiğiniz şeylerin pişmanlığını yaşar ve kaybettiğiniz şeyin de artık erişilemez olduğunu anlarsınız. Bulduğunu umamazsan, umduğun hiçbir zaman bulduğun olamaz. Umarak geçen bir ömür içerisinde hiçbir bulunmuşluk yaşamadan asıl hiçliği tadarsın. Bu davranış içerisinde olan insanlarda kendileri gibi doyumsuz ve bencil bireylerle karşılaşarak sürekli bir çatışma halinde olacaklardır. Ya siz onları kullanacaksınız ya da onlar sizi kullanıp atacak. Belki bir gün bir aydınlanma yaşarsanız yaptığınız ile yüzleşme cesaretini kendinizde bulabilirsiniz. Çünkü aslında hep daha fazlasını isteyenler genelde hiç şaşmaz kendileriyle yüzleşmek ve kabullenmek ten kaçan insanlardır. Anlamsız ve içi boş bir egoya sahip bu bireyler dışardan bakıldığında çekici ve zeki görünseler bile aslında aciz ve acınası bir haldelerdir. Burada yine sizlere bir tavsiye. Bu bireyleri ancak ve ancak kendileri kurtarabilir. Kendi hallerine bırakın demiyorum. Elbette mücadele ve tavsiye verilebilir ama kesinlikle onların kabul etmediği şeyleri gözlerine sokarak düzeleceklerini
İnsan ve Hayat
Bilinmezlik
“İlkellik mıknatıs gibidir. Dev bir mıknatıs. Biz istemesek de, vücudumuzdaki demir ona doğru gider. Beynimize işlenmiş bir ilkel insan dövmesiyle doğarız. Yemek, uyumak, bağırsaklarımızdakileri çıkarmak dışında yaptığımız her şey fazladandır. Üremek dahil. Geriye kalan her şey uydurulmuştur. Dünya uydurulmuştur! Caddeler, evler, giysiler… Her şey! O üç eylem dışındaki her şey! Aşk, siyaset, tıp, savaş. Bunların hepsi insanoğlunun boynuna astığı aksesuarlarıdır. Teker teker hepsinden kurtulunur ve üç ana eyleme dönülürse insanlık kendini hatırlayacaktır. Bunların yerine getirilebildiği dev bir yatakhane olmalıydı dünya…”
Sayfa 179·Kitabı okudu
Alıntı