Kara

Kara
@aakdzot
Akıl Ancak Kendini Deliliğin Zıddı Olarak Tanımlar Instagram / X : aakdzot KAHRAMAN ( Birinci Bölüm ) Şimdi Google Play Kitaplarda play.google.com/store/books/det...
Daha Fazla
Hırs ve başarı istenci kişinin eylemlerinde disiplinli olmasını sağlar. Durumların analitik değerlendirmesini yapıp doğru planlar ile istenilen şeye erişmek mümkündür. Lakin insanların en büyük hatası hep daha fazlasını istiyor oluşlarıdır. Hep daha fazla şu, daha fazla bu, daha fazla o, daha fazla, daha fazla... Buradaki sorun daha fazla isterken, sahip olduklarının da değerini bilmemek. Çünkü insan bir kere doyumsuzluk yaşamaya başlar ve daha fazla, daha fazla demeye başlarsa her elde ettiği o daha fazlası için tatminsizlik ve tahammülsüzlük yaşayacak. Bu da kişinin kendine yapacağı en büyük kötülük. Mücadele etmek ve başarılı olmak arzusu kaybedilmeden, sahip olunanların da bilincinde olunmalı. Bazen daha fazlasını isterken kaybettiğiniz şeylerin pişmanlığını yaşar ve kaybettiğiniz şeyin de artık erişilemez olduğunu anlarsınız. Bulduğunu umamazsan, umduğun hiçbir zaman bulduğun olamaz. Umarak geçen bir ömür içerisinde hiçbir bulunmuşluk yaşamadan asıl hiçliği tadarsın. Bu davranış içerisinde olan insanlarda kendileri gibi doyumsuz ve bencil bireylerle karşılaşarak sürekli bir çatışma halinde olacaklardır. Ya siz onları kullanacaksınız ya da onlar sizi kullanıp atacak. Belki bir gün bir aydınlanma yaşarsanız yaptığınız ile yüzleşme cesaretini kendinizde bulabilirsiniz. Çünkü aslında hep daha fazlasını isteyenler genelde hiç şaşmaz kendileriyle yüzleşmek ve kabullenmek ten kaçan insanlardır. Anlamsız ve içi boş bir egoya sahip bu bireyler dışardan bakıldığında çekici ve zeki görünseler bile aslında aciz ve acınası bir haldelerdir. Burada yine sizlere bir tavsiye. Bu bireyleri ancak ve ancak kendileri kurtarabilir. Kendi hallerine bırakın demiyorum. Elbette mücadele ve tavsiye verilebilir ama kesinlikle onların kabul etmediği şeyleri gözlerine sokarak düzeleceklerini
İnsan ve Hayat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bilinmezlik
“İlkellik mıknatıs gibidir. Dev bir mıknatıs. Biz istemesek de, vücudumuzdaki demir ona doğru gider. Beynimize işlenmiş bir ilkel insan dövmesiyle doğarız. Yemek, uyumak, bağırsaklarımızdakileri çıkarmak dışında yaptığımız her şey fazladandır. Üremek dahil. Geriye kalan her şey uydurulmuştur. Dünya uydurulmuştur! Caddeler, evler, giysiler… Her şey! O üç eylem dışındaki her şey! Aşk, siyaset, tıp, savaş. Bunların hepsi insanoğlunun boynuna astığı aksesuarlarıdır. Teker teker hepsinden kurtulunur ve üç ana eyleme dönülürse insanlık kendini hatırlayacaktır. Bunların yerine getirilebildiği dev bir yatakhane olmalıydı dünya…”
Sayfa 179·Kitabı okudu
Alıntı
"Üstadın ölümü doğduğunda başlamış ve dünyada görülmüş en uzun süren intihar olarak tarihe geçmiştir. Bugüne kadar yaşamış insanların arasında ölümü en acılı olanıdır. Çünkü yaşayarak ölmüştür. Yaşayarak intihar etmiştir. Yazarak. Hiç durmadan. Kitap yazması kendisi için fazla tehlikeli olmaya başladığında ise mektuplar yazmıştır. Binlerce sayfa! Sanki her biri farklı bir insanın kaleminden çıkmış binlerce mektup… Bazıları silahla, bazıları siyanürle, bazıları çatılarından atlayarak. Bazıları da yaşayarak! Ki sonuncusu en acı veren ve en yavaşıdır. İnsanın canı o kadar yanar ki birkaç yıl sonra hiçbir şey hissetmemeye başlar. Ama ufak bir hata, ufak bir çabuk ölüm arzusu bütün acıları yeniden başlatır. Ve beyin kabuğunu nasırlaştırmak yine yıllar ister. Üstadın intiharı ve yeryüzündeki can çekişi altmış sekiz yıl sürmüştür.”
Sayfa 179
Alıntı
" Oysa otopsisi yapılmış bir bedeninki kadar boş bir beyinle ne kadar mutlu olurdum, diye düşünüyorum.”
Sayfa 107
Alıntı
“Bilemezlerdi benim geleceğimi. Onlar bir çocuk istediler ama ben geldim! Dünyaya en az değer veren insan. Onlar normal bir çocuk istediler, eğitim görüp, meslek sahibi olacak, gururlanacakları. Ama ben geldim. Bilemezlerdi bir canavar büyüttüklerini. Onların suçu değil. Ve benim onlara acı çektirmem vicdanen yasal değil. İşte bu yüzden sadece onları düşündüm. Başka kimseyi değil. Ölmelerini arzuladım. Benim dönüştüğüm adamı görüp üzülmemeleri için. Ailemin evindeki yatak uyuyabildiğim nadir yerlerden biriydi. Ama ben kan kustum oraya. Bilemezlerdi… Annem bilemezdi dünyanın sonunu doğurduğunu…”
Sayfa 105·Kitabı okudu
Alıntı