eda

eda
faust
antalya
124 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Sabitlenmiş gönderi
kim nerede sokakta türk’ü temsil ediyorsa biz orada değiliz bizden olan kimse orada değil demek, bahçeli’nin geleneğidir. kimse sizden bir buyruk bir izin beklemiyor. kimsenin derdi de ekrem, özgür değil. derdi olmadığı gibi, dermanı saydığı da bunlar değil. alandaki paçavraları indirten kız kardeşim kimdense, ben de ondanım. alanları o piçlere bırakmayan arkadaşlarım kimlerdense, ben de onlardanım. biz, bizdeniz. sizin iki dudağınızın arasındakine kalmış tebaanız değiliz. birinizden değil, hepinizden ikrah. yüce türk milletinin eylem hakkı engellenemez. bölücülere pamuk şeker dağıtıp, kendi milletine tekme atan oluşum da kutsallaştırılamaz. akla bok karışmasın. sizin makamlarınız mevkileriniz partileriniz ideolojileriniz bizi bağlamaz. biz adını anmaktan imtina ettiğiniz türk milletinin mensubuyuz. arkasına sığındığınız, her zorda önünüze barikat kursun diye beklediğiniz ama ilk fırsatta ihanet ettiğiniz atatürk’ün evladıyız. sizinle hiçbir zaman hiçbir yerde aynı çizgide durmayacağız. amma velakin meselenin siz olmadığı da aşikardır. bu öfkenin sahibi değil hedeflerinden birisiniz. bu zulmün mazlumu değil ortaklarından birisiniz. hep öyleydiniz. neyse ki buna uyanmışlar görüyorum. buna uyananlar duyuyorum. sizin için değil, sizinle beraber de değil, hiç değil; yalnızca size rağmen.
Reklam
bir insan bir insanın yolu değil yol arkadaşıdır ancak.*

eda

@aakiryo
·
muhtaçlık sevgiyi örter ve onu yok eder biliyorsun. sabah yedi akşam beş ilişkilerinden midemi hissetmiyorum. sen benim rızkımı veren değilsin. beni yaşatan bana ömür veren değilsin. bir akciğer değilsin nedir herkesin bağırıp durduğu şu yalanlar tiradı. sen benim sevdiğim adamsın sadece. ve biliyor musun birileri olmadan yaşayamayacak herkes, hiçkimseyi yaşatamaz bu hayatta. bunları düşün. ben attila ilhan değilim, hiçkimseye mecbur değilim. aşk aşktır, ekmek ise ekmek. su sudur, gök göktür ve bir insan bir insanın yolu değil yol arkadaşıdır ancak.
eda tekrar paylaştı.
ben sizi öfkemin buz kesmiş dağ gibiliğinden korurum, siz sizden merhameti esirgediğimi sanarsınız. sana elbette şefkatle sarılmak istiyorum ama bunu yaparken sessiz bir karanlıkla omurganı kırmaktan korkuyorum. size bir kötülük etmemek için, size iyiliğe de yanaşamıyorum. sağ elimle alnını okşayıp da yaşını silsem, sol elim yüzünü şakağından boynuna kadar derince çizer diye, size dokunmuyorum. bana öyle yaptılar. ben de öyle öğrendim işte. yüzümü yaslayıp göğsüne, enseme bir taşla vurdu herkes. aklım kaldı hep o çelişkili merhametlerde. bu yüzden ben donar kalırım ağladığında biri. çünkü beni ya önce dövüp sonra sevdiler ya önce sevip sonra dövdüler. ben bilemedim kim beni niye dövüyor niçin seviyor beni hem nasıl seviyor. bilemedim bu yüzden bir tokatla bir okşayışın farkını. yüzümün soluk renginde karıştı ikisi birbirine. ben karışmadım. iki ayrı ve keskin yüzü bir parlak süslü bıçağın. bir olmak için çok, bütün olmak için eksik kaldım.
yaktım koca ömrü zaaflı bir anda yarla baharımı kışlara gömdüm eğdim dağ başımı onun önünde yetmedi ardından bakar ağlarım.

eda

@aakiryo
·
baskın yemiş bir evsen, dağılmışsan. tutuklanmış kitapsan, yakılmışsan. bir çift turnaya benzerdi gözleri. göğüm öksüz kaldı, bakar ağlarım.
vicdanın gözlerinden yaş getirdi, ama asla gerektiği şekilde seni değiştirmeye yetmedi.
Reklam