Kafam eski kafa değil. Şimdilerde aklım daha yavaş çalışıyor, düşüncelerim daha bulanık. Eskisi kadar hızlı düşünemiyorum ve en basit bir düşünceyi geliştirmek bile beni yoruyor. Bu böyle başlıyor demek ki, çabalarıma karşın. Sözcükler, artık onları bulamayacağımı sandığım anda geliyor aklıma. Onları bir daha kullanabileceğimden umudumu kestiğim anda. Her gün aynı çaba, aynı boşluk, hep aynı unutmak -ve hemen ardından- unutmamak isteği. Başladığım zaman, kalemim başka bir yerden değil, o sınırdan başlıyor yazmaya. Hikaye başlıyor, duruyor, biraz ilerliyor, sonra yolunu kaybediyor. Her iki sözcüğün arasında boşluklar, sessizlikler var. Kaçıp kaybolan, bir daha görünmeyen sözcükler de.