A.

A.
@aaydn
Where are the feasts we were promised?
İngiliz Dili ve Edb.
Manisa
47 okur puanı
Temmuz 2016 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

A.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·408 syf.·
8 saatte okudu
·
2022 1. kitabı
Emily Brontë
8.2/10 · 57,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Zihnin yapısı bedenin yapısından çok daha az kesin sınırlara sahipti. Gittikçe gelişmekte olan hipnotizma bilgimiz, bize yeni telkinlerle, doğuştan gelen eski içgüdülerin yerine yenilerini koyma, kalıtımla gelen sabit fikirlerin yerine yenilerini aşılama ya da değiştirme olasılığını vermekteydi. Ahlak eğitimi dediğimiz şeyin büyük bir kısmı, diyordu Moreau, içgüdülerin böyle yapay bir şekilde değiştirilip, tersine döndürülmesinden ibarettir; eğitimle, kavgacı dürtülerimiz, cesurca kendini feda etme dürtüsüne ve bastırılmış cinsel dürtüler de dinsel bir heyecana dönüştürülürler.
Platon Şölen adlı eserinde, aşkın kökenine dair şöyle bir öykü anlatır: Eski çağlarda ne erkek ne de kadın, ama bunların değişik karışımları varmış. Bunlar iki yüzlü, dört kollu, dört bacaklı, dört ayaklı vb. imiş. Bu yaratıklar birbirlerine sırt sırta bağlıymışlar, bu nedenle hem ileri hem de geri gidebiliyorlarmış. Bazıları iki erkekten, bazıları iki kadından, üçüncü ve en büyük grup da yarısı erkek yarısı kadından oluşuyormuş. Bu dört ayaklı ilk insanlar, diyor Platon, öylesine iktidar düşkünüymüşler ki, onların bu iktidar açlığı Tanrıları tehdit ediyormuş. Bu nedenle Zeus, güçlerini zayıflatmak için onları ikiye ayırmış. Böylece kadın ve erkek ortaya çıkmış. Ama onlar tekrar birleşip, eski biçimlerine dönmeyi özlüyorlarmış. Platon böyle diyor, sonra da Barfuss tekrarlıyordu: Aşk iç içe geçme özlemidir. "Her insan, ilk insanın yalnızca yarısı," diye yazmıştı Barfuss. "Sevgililerin duygularının gücünü yalnızca aşkın zevkleriyle açıklayamayız. Aşk, kayıp yarının aranmasıdır ve onunla sonsuza kadar kaynaşma çabasıdır."