Naçiz kanaatime göre hasbelkader bazı önemli görevlere gelmiş, mühim işler yapmış veya bizim için hayati derecede kıymetli bir kısım olaylara şahitlik etmiş insanların hatta sıradan kişilerin bilgilerini-hatıratları; onların şahsi bilgi-hatıratları olmaktan öte kamu malı addedilmesi ve bu sebeple de mutlaka yazılı-kayıtlı olarak topluma aktarılması gereken malumat mesabesindedir. Çünkü herkesin hayatı bize ait parçayı bilmek yani kendimizi daha iyi ve sıhhatli tanımak hakkımızdır.
Bir hattat için anlamı pek büyük olan Kur'an-ı azimüşşanı yazmak da kısmet olur Esma ibret Hanıma ve özel beslemeleri ile dikkat çeken iki Kur'an yazar. Üstelik daha on altı yaşında iken.. Yazdığı bu ilk Kur'an Londra'da satışa çıkarılır. Kırk yedi yaşında iken yazdığı ikinci Kur'an'a ise Topkapı Sarayı müzesi ev sahipliği yapar.
Sözün gücü vardır. Hele sözcükler incelikle kullanıldığında daha bir güçlenir ve güzelleşir. Bazen şiir olur bazen nesir; bazen övgü içerip kaside olur bazen hüznü anlatan bir mersiye ve söz gücü , onu güzel kullananlara da bahşedilir. Şairler ve yazarlar sözün gücü ile ihtiram görürler.
Oğul,
Boyundan soyundan olsun olmasın, insana adil davran. Adaletten ayrılma ki insanlar birlik ve dirlik kazansın. Yurdunda obanda herkes güvenle gezsin.
Ululuk isteyen töreden ayrılmasın.
Bu dünya bir oturma yeri değildir. Yapacağın iyi ve doğru işlerle insanların hizmetinde bulunursan güzel övünçler senin olur. Yüreğinden inancı, ağzından duayı davranışlarından erdemi eksik etme. Bir de sabırlı ol ki oğul, ekşi koruk sabırla üzüm olur.