Okuduğum En İyi Siyer
10/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 13:41
Yazarının tek bir kelimesini, tek bir satırını bile abdestsiz yazmadığı o mükemmel siyer. Okuduğum 4. Siyer kitabı. Ama en hızlı okuduğum ve en sevdiğim siyer oldu. Yazarın anlatım dili süper. Hayran kaldım gerçekten. Beni en çok etkileyen iki sahne vardı. 1. Hz. Aişe annemize iftiara atılması ve o iftaradan kurtulma anı. 2. Peygamberim efendimiz s.a.v nin vefatı. Gerçekten çok efsane bir anlatım tarzı vardı. Okurken çok etkilendim. Tüm kardeşlerime bu kitabı okumalarını tavsiye ediyorum. Çünkü gönüllü olarak ders vesaire gibi sıkıcı olmadan Efendimizin hayatını okuyacağınız keyif verici bir okuma olacak. Keyifli okumalar :-)
Alıntı
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
Öğretmen..
7/10
·169 syf.··
2026 10. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 00:44
Öğretmen olmak.. Bir çocuğun kalbine dokunmak.. Gerektiğinde öğrencisine gelen kurşuna siper olmak.. Mahir İz olmak.. Fatma Nur olmak.. Ayla Kara olmak… Necmeddin Yıldız.. Aybüke Yalçın.. Gündemin karanlığı ve içimizde bıraktığı hassasiyetle bu kitabı okumuş olmam, elbette tesadüf değil. Bu satırları bir öğretmen olarak, teneffüs aralarında, okul koridorlarının sesine karışarak okudum. Kendi kendime sordum. Bu çağda Mahir İz nasıl olunur? Karşımda birbirini inciten, aşağılayan, zorbalayan bir neslin içinden bakınca, bunun ne kadar zor, hatta imkansız olduğunu düşündüm. Yer yer okurken sıkıldım. ‘Böyle bir dünya artık yok’ dedim. Tam da o sırada Şehit öğretmenimiz Ayla Kara’nın haberini aldım.Sanırım yanılmışım. Çünkü hala bir yerlerde, bu mesleği sadece bir görev değil, bir adanmışlık olarak yaşayan, gerektiğinde öğrencisi için kendini siper eden insanlar var. Son bir hafta içinde yaşadığım zorlu süreç dolayısıyla sözü daha fazla uzatıp hunharca kitabı eleştirecek gücü kendimde bulamıyorum. Bundan kırk yıl sonra nasıl bir nesil istiyorsak, bugün o neslin bizzat kendisi olmak zorundayız. Branşımız ne olursa olsun, tırnaklarımızla kaza kaza evlatlarımızın ve öğrencilerimizin kalbine Allah sevgisini, kainat sevgisini ve merhameti işleyeceğiz. Nurettin Topçu’nun “Ben sınıfa abdestsiz girmedim” sözü gibi biz de bu mesleği kuru bir görev değil, bir ahlak meselesi olarak yaşayacağız.
Eğitime Adanmış Bir Ömür: Mahir İzİdris Topçuoğlu · Ketebe Yayınları · 2022403 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·216 syf.··
2026 32. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 17:18
Kırk yıl boyunca öğretmenlik yaptım. Derse, mabede girer gibi girdim. Hiçbir derse abdestsiz girmedim.” Nurettin Topçu Eğitim üzerine kurduğu cümlelere karşı kayıtsız kalmak mümkün değil. Nurettin Topçu’nun öğretmenliğe yüklediği anlam, mesleği bir geçim kapısından çıkarıp bir karakter ve ruh inşası olarak görmesi saygı uyandırıyor.  Hiçbir kitabın altını bu kadar çizmemiştim. Öğretmenin sorumluluğu, öğrencinin ruhuna dokunma meselesi ve eğitimin ahlâkla olan bağı, kitabın en güçlü taraflarıydı. Nurettin Topçu'nun davası; ecdadından, kendi değerlerinden beslenmesi gereken, batıyı kopyalamayan bir Türkiye. Batı taklitçiliginin Milli Eğitim sistemimize verdigi zarar.  Özel okulların ticari mantığı ve yabancı okulların varlığı. Matematikleşen, makineleşen, formüllere ve ezbere dayalı eğitim sisteminde gençlerin sevgisiz,duygusuz ve yalnız kalışı.  Gençlerin yalnızca akademik bilgiyle donatılıp, onları ayakta tutacak manevî ve kültürel zeminin ihmal edilmesi. Rol model eksikliği, samimiyetsiz anlatımlar ve hayatla bağı kurulmamış bilgiler…  Ve hepsine dair çözüm önerileri. Herkesin notları farklı olacaktır. Bu anlamda herkes nasibine düşeni alır. Bu kitabın, özellikle öğretmenler için tercih değil, bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Her öğretmenin kendi yöntemini, bakışını ve duruşunu yeniden gözden geçirmesine vesile olabilecek bir eser. Not: Kaliteli, bir o kadar da eleştiriye ve tartışmaya çok açık bir kitap. Yazarın kendiyle çeliştiği yerler vardı. Osmanlı ruhuna dönülecek bir devirde yaşamıyoruz.Bazı sıkıntılar halen aynı olsa da, dünya bu kitaptan beri çok değişim geçirdi. Bu sebepten kitaba herkes aynı yaklaşmayabilir. Ben bir öğretmen olarak iyi ki bu kitabı okudum diyorum. 
Türkiye'nin Maarif DâvasıNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2023378 okunma
Puan vermedi·590 syf.··
2026 8. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 09:27
Tek bir kelimesi abdestsiz yazılmayan o kitap.... Her zaman bu cümleyle karşıma çıktı. Ve cümleler o kadar güzel işlenmiş , anlatılmış ki hak verdim neden bu cümle ile anıldığına. Merak ediyor olmama rağmen tereddütle başladım fakat daha ilk sayfalardan nasıl güzel bir kalemle yazıldığı o kadar belli oluyor ki . Sıkılmadan , merakla hevesle sayfalar akıp gidiyor.... Bitmesini istemeyeceğiniz bir kitap... Kapağında da yazdığı gibi roman tadında bir siyer , okuyun okutturun
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
10/10
·590 syf.··
2026 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 11:59
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün karşınıza İskender Pala ve onun siyer kitabı olan “Hz Muhammed Bülbülün Kırk Şarkısı” kitabı ile geldim. Ramazan Ay’ı olması sebebiyle okumaya karar vermiştim ve iyi ki de okumuşum diyorum. Şimdiye kadar okuduğum siyer kitaplarından çok farklı bir kitap olmuş. Kitap kronolojiye dikkat edilerek yazılmış roman şeklinde adeta. Güle(Peygamber efendimiz) aşık bir Bülbül ve onun kırk bölümden oluşan kitabın her bölümünde şarkı söylemesi. Kitabın yazılış amacında,Hz Yusuf kıssasında, Mısır’da köle olarak satılmak istenen Hz Yusuf’a talip olan yaşlı bir kadının sen fakirsin alamazsın demelerine olsun hiç yoktan Yusuf’a talipti desinler demesi İskender Pala’nın da kutlu nebinin hayatını anlatma bahtiyarlığına ulaşmak istemesini gösteriyor. Kitabın her bölümünün başında çok küçük çizimler, peygamber efendimiz için yazılan gazeller, beyitler ve bölümde anlatılacak olanların ana başlıklar halinde yazılması hem okumayı tadlandırıyor hem de kolaylaştırıyor. Ayrıca kitabın en sonunda bulunun kaynakça kısmında rivayetlerin nereden alındığını, kitapta geçen ayetlelerin hangi sureden ve meallerinin yazılmış olması da yine kitabı özümsememizi katkı da bulunuyor. İskender Pala bu kitabın bir harfini bile abdestsiz yazmadığını ve tam 99.000 kelimeden oluştuğunu söylüyor. Böyle bir hassasiyetle yazılan kitabın gerçek amacına ulaştığını görmek beni mutlu etti. Yine Ramazan Ay’ında da bir takipçime hediye ettim. Belki başka zaman bir daha hediye edebilirim. Sıkılmadan, akıcı ve bir o kadar etkileyici bir siyer kitabı okumak istiyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun. Herkese keyifli okumalar diliyorum..
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
10/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 21:31
"Enes, Eneeeeees Rasulullâh'ın üzerine toprak saçmaya gönlün nasıl razı oldu Eneeees ?" Kitabın son sayfaları Hz. Fatıma 'nın üzüntüsü yüzyıllar sonra da benim ciğerimi yaktı... Keşke gülgoncasını görüp, yanında olup her zorlukta destek olabilseydim. İnsan bu çağda doğdu diye üzülür mü? Bu kitapta, siyer dersinde en çok buna içim yandı. . Üzüldüm, seni zehirleyenler, seni öldürmek isteyenlere rağmen merhametli olmana.. Senin kadar merhametimin olmamasına... Sevindim... Yüzyıllar geçse de biz seni görmesek de senin de bizi sevdiğine sevindim... İskender Pala tek bir cümlesini abdestsiz yazmamış, her vakayı araştırarak, ilmek ilmek işleyerek yazmış. İmkanım olsa bu kitabı herkese hediye etmek mutlaka okuyun demek istiyorum... İmkanı olan alsın, okusun ama köşeye kaldrımasın, aklına geldikçe tekrar okusun... İçinde değerli, güzel bilgiler var.. Okuyun, okutun....
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma