Kur'an sevgisiyle peygamber aşkını bütünleştirmiş olan bu sultanlar arasında, Medine'den gelen postayı bile; "Bunda Peygamber şehrinin tozu vardır." diyerek abdestsiz eline almayan ve okunurken hürmeten ayağa kalkan Sultan Abdülaziz'i de rahmetle yad edelim.
Sayfa 191 - DİB·Kitabı okuyor
Din
Kuşkusuz Kur'an okumaya başlarken abdest almak ve böylece Kur'an'ı okuma ortamına girme konusunda bir ön hazırlık yapmak güzeldir. Ancak bunun bir şart olarak ileri sürülmesi ayrı bir şeydir. Bir şeyin sakıncalı ve günah olduğunu söyleyebilmek için kesin bir delile ihtiyaç vardır. Netice olarak, Kur'an'a abdestsiz olarak dokunma yasağı ciddi bir delile dayanmamakla birlikte Kur'an'a bir nevi saygıyı içeren bu davranış İslam ümmeti tarafından hüsnü kabul ile karşılanmıştır. Hüküm açısından ise, bir adaptan ibarettir.
Sayfa 33·Kitabı okuyor
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Camiye girdiğin zaman iki rekat tahiyyetü'l-mescid namazı kılmadan oturma. Şayet abdestsiz olur veya bu namazı kılma hususunda tembel davranıp kılmamazlık edersen bazı alimlere göre üç bazılarına göre ise dört kere: "Sübhânellâhi ve'l-hamdülillâhi velâ ilâhe illallahü vallahü ekber." zikrini söylemen yeterlidir.
Din
Çocuk mükellef olmasa bile velisi mükelleftir. Haram kılınmış bir şeyi yapmasına imkan sağlaması ona helal değildir. Zira çocuk onu alışkanlık haline getirir ve çocuğun onunla bağını koparmak çok zor bir hal alır. Bu alimlerin iki kavlinden daha doğru olandır. Bunu (ipek giymeyi) çocuğa haram görmeyenler çocuğun mükellef olmadığını hüccet getirmişlerdir. İpeğin binek hayvanına haram olmadığı gibi çocuğa da haram olmadığını söylemişlerdir. Bu en fasid kıyaslardandır. Zira çocuk mükellef olmasa bile mükellefliğe hazırlanmaktadır. Bundan dolayı abdestsiz bir şekilde namaz kılmasına, çıplak ya da necis bir şekilde namaz kılmasına, içki içmesine, kumar oynamasına ve livata yapmasına imkan sağlanmaz.” İbn Kayyım el-Cevziyye, Allah’ın Hediyesi Çocukların Ahkamı (Tuhfet’ul Mevdud) sayfa. 243
Din
Çok Eşli Abduraman Hoca
Abduraman Hoca, bir tarikat ehli kişi olup gayet dindar, abdestsiz yere basmaz, beş vakit namazını kıldıktan başka, boş zaman bulunca da nafile namazları kılardı. Sürekli tespih çeker, fısıl fısıl dualar okuduğundan dudakları kıpır kıpır kıpırdar, bu yüzden bıyığı sakalı da oynar dururdu. Üç karısı, yedi oğlu, sayısını kesin bilemediği kadar torunları vardı. Üç karısının üstüne taze gelin almak istemiş, ana babası razı gelmeyince, kız da istemezlenince, adamlarına kızı kaçırtmış, bu kaçırma sırasındaki vuruşmada kızın ağabeyiyle bir akrabası da ölmüştü. Adam öldürtmek, kız kaçırtmak... Suçu bununla da kalmamıştı. Kız, yaşlı herife teslim olmak istemeyince, besbelli boğa gibi azmış olacak ki, kızı boğmuştu.
Sayfa 78 - Nesin Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Bilâl-i Habeşî Hazretlerinin Abdestsiz Konuşmaması
Sahih bir hadiste Hz. Peygamber’in Bilal’e şöyle söylediği rivayet edilir: ‘Bilal! Beni cennette hangi amelinle geçtin? Cennetten nereye gitsem, hışırtını önümde duydum.’ Bilal de şöyle demiş: ‘Ey Allah’ın peygamberi! Abdestsiz kesinlikle bir şey söylemem. Abdest aldığımda ise mutlaka iki rekat namaz kılarım.’ Bunun üzerine Hz. Peygamber: ‘İşte bu ikisiyle!’ demiş. Böylece sözü edilen cennetin bu amele özgü cennetler olduğunu anladık. Bu rivayette Hz. Peygamber âdeta Bilal’e şöyle der: ‘Beni perdeleyecek şekilde, hangi ibadetinle önümde bulunabildin? Bu mertebeye nasıl ulaşabildin?’ Bilal ise yaptıklarını söyleyince, Hz. Peygamber ‘işte o iki ibadetle geçmişsin’ demiştir. Öyleyse, farz veya nafile bir ibadeti ya da bir iyiliği yapmanın ya da mekruh ve haram bir şeyi terk etmenin mutlaka özel bir cenneti olduğu gibi o cennete girecek insanın elde edeceği bir nimeti de vardır.
Sayfa 14
Din