Biraz yorgunum.
Kavgaları birikiyor insanın,
Her uzvundan ayrı ayrı taşıyor acısı zamanla. Yaşımdan yorgun,
Yaşımdan telaşlıyım bugünlerde.
- Kaç yaşındayım sahi..
Saymadım, bilmiyorum.
Belki kırklarımdayım.
Belki otuzlarımda,
Belki de doksan sene yuvalandım.
Bu dünyanın sırtında, hiç bilmiyorum!
Hayat taviz vermediği hızı ve kavgasıyla akıp gidiyor!
Baharın rahiyasından akıp coşan çiçeklerle hatırlıyorum lise yıllarımızı!
Kimimize kış, kimimize bahar olup canıyla değen babalarımızı!
Bu memlekette insanlar belki de en çok baba sancısıyla inliyor, en çok baba deyince aklımıza gelir çocukluğumuz.
Mazinin araladığı perdeden sızıyor eski günler.. Onlarla kavgalı onlarla sevdalı olduğumuz.
En çok baba yokluğunun hüsranıyla kızıyormuş zaman ayrılığın yarasını.
İnsan baba olunca anlıyormuş babasını!
Şilan Avcı
Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun, işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı,
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan...
Cahit Sıtkı Tarancı
Ne çok benzeriz bulutlara
Biriktiririz biriktiririz taa ki o son damlaya kadar
Artık heybede yer kalmamıştır
O son damla cilvesi olur
Bırakırız içimizdekileri bulut misali
Öfkemiz dinene, ruhumuz durgunlaşıncaya kadar
Sonrası mı
Gökkuşağı belirir...
✍️