Alif/Geç geldin ey sevgili

kollarından kendisinde kalan son hayalle mücadele ediyordu. Uzakta Haliç'e giden bir vapur acı acı öttü. Bir köpek havladı. Birkaç köpek, daha uzaklarda ona cevap verdi. Dışarda İstanbul gecesi ağır ve hastalıklı, vehim ve sisle dolu. O bildiği ve tanıdığı gibi gece devam ediyordu. Behçet Bey bu sesleri çok iyi tanırdı. Bu sesler kendisine uykusuz gecelerinde ne kadar arkadaşlık etmişlerdi. Artık uykusuz kalmayacaktı. Uykusuzluk bir hülya kurabilen insanlar içindi. Halbuki Behçet Bey her türlü hülyadan kurtulmuştu. Bu gece, bu kahkaha ile bütün o hülyaların, o saadet hülyalarının kapısı kapanmıştı. Bütün mahçuplar gibi, Behçet Bey'in hayatında da aşk biricik rüya idi. Daha Mülkiye'ye girmeden okumaya başladığı yüksel-tici, her anı başka bir lezzet yapan bir aşk; bilmediği bir yerde hiç tanımadığı, fakat saçının renginden gözlerinin parıltısına ve sesinin en basit inhinasına kadar bütün zenginliklerine aşina olduğu cana yakın ve güzel bir kadın, bir gün ömrünün bir tarafından, geceleyin hiç beklenmedik bir anda fışkıran ve deniz üstündeki odasını aydınlığa boğan, küçük yazıhanesini, uzun ayaklı, Saksonya işi, koyu çimen yeşili lambasını, şuraya buraya serpilmiş bir yığın eşyayı yepyeni bir kıyafetle giydirdikten ve tavandaki avizenin billurlarında bir an sessiz sadasız çınladıktan sonra kaybolan o vapur ışıkları gibi bütün ömrünü ışığa, renge, şiire boğacaktı. Behçet Bey, bütün ömrünce bu mucize adımlı tesadüfü beklemişti. Şimdi ona o kadar yakın olduğu bu anda, bütün bu saadetlerle kendi arasına bu uğursuz kahkaha girmişti. Artık bundan böyle, her şeyi bu gülüşün istihfafı arasından görecek, onun uğursuz ışığında, siyah bir güneşin altında yaşar gibi yaşayacaku. Neden sonra o da soyunup yatağa girdi. Genç kadın, yüzükoyun yatmış, uyuyordu. Cok ılık ve yavaş bir
Sayfa 59 - Dergah 29.baskı nisan 2022·Kitabı okudu
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
aralarında bir türlü aşamayacağını sandığı bir duvar varmış gibi şaşırmış kalmıştı. Ne yapacaktı, ne yapmalıydı? Şunun bunun verdiği nasihat-lerle pekâlâ idare etmişti. Koltukta kendisi için söylenenleri hiç işitmemiş gibi davranmış, gelinin başına parayı boyunun kısalığını hissettirmeyecek şekilde serpmiş, etrafın yarı takdirli, yarı alaylı bakışlarına rağmen şaşırıp gelinin eteklerine basma-mış, kısacası, koltuk merasimi denen o baş belasının içinden şöyle böyle sıyrılmıştı. Fakat şimdi Atiye neden ayakta duruyordu? Otursaydı o da bir tarafa ilişirdi. Bir şey söylemesi lâzım mıydı? İşte o güveyilik namazını kılmış, Atiye de ağır gelinlik elbisesini çıkarmış beyaz bürümcük geceliğini giyinerek gelmişti. Birden büyük bir cesaretle genç kadının ellerini yakalayarak yüzüne baktı; çok değişmiş ve güzelleşmişti. Üşümemek için sırtına aldığı beyaz ve bol maşlahın içinde, olduğundan daha beyaz, daha solgun görünüyordu. Hâlinde acayip bir ürkeklik vardı. Bir gelinden ziyade, zalim bir nezri yerine getirmek için talihin kucağına atılmış bir kurbana benziyordu. Kalbi õlesiye burkulan Behçet Bey, yavaşça: "Sizin için namazda dua ettim dedi. Bunu niçin söylemişti? Evet, dua etmişti, fakat bu bir adet de olabilirdi. Behçet Bey, kafasının o zamana kadar böyle çabuk. durmadan işlediğini hatırlamıyordu. Bir düşüncesi öbürüne uymuyor, bir sonraki bir evvelkini, görülmeyen ellerin çabukça kımıldattığı bir silgi gibi siliyordu. Birdenbire aklına kaçmak geldi. Ah, şuradan bir fırlayıverse, kaçsa, yürüye yürüye gitse... Neresi olursa olsun... Meselâ süt kardeşinin evine gidebilirdi. Üç gece evvel oradaydı. Gece yarısına kadar, süt kardeşinin iyi bir saatçi olan kocasıyla saat tamir etmişlerdi. Sonra küçük misafir odasında kendisine hazır ladıkları yatakta yatmıştı. Yarabbim, ne rahat
Sayfa 56 - Dergah 29.baskı nisan 2022·Kitabı okudu
Edebiyat
Şarkısını çalarak uyandıran adi masa saatinin tıkırtısı; yerde yatarken söndürdüğü küçük idare lambası, hepsi, hepsi gözünün önündeydi. Şimdi o odada olmasını ne kadar istiyordu! Fakat imkânı mı vardı? Bu evlenme ötekilere benzemiyordu; emir çok yüksek yerden gelmişti. Sonra elâlem neler söylemezdi... Gözlerini tekrar yukarıya, genç kadına doğru kaldırdı. Niçin bu kadar uzun boyluydu? Karısının kendisine böyle bir buçuk karış yukardan bakmasına lüzum var mıydı? "Elini uzatsa çene-mi okşayacak" diye düşündü. Bu hacaletten kurtulmak ister gibi bir adım geriledi. Bir duş altında kalmış gibi Behçet Bey'i terlere batıran bu düşüncelere Atiye Hanım'ın attığı kahkaha son verdi. Niçin gülmüştü? Bunu genç kadın da bilmiyordu. Belki de ağlayamadığı için gülmüştü. Bu odaya, bir türlü seveceğini kestiremediği bu acayip adamın yanına o kadar uzak yollardan gelmişti ki... Bütün gençlik hülyaları, çocukluk yıllarında dinle-diği masallar, okuduğu romanlar, bir yığın düşünce, yaşıtlarıyla baş başa geçen uzun konuşmalar, hepsi, her şey onu bu geceye hazırlamışlardı. Bu gece ve bu adam... Bunlar kendisine o kadar yabancı şeylerdi ki, beğenmek, sevmek şöyle dursun, beğenilip beğenilmediğini bile anlayamamıştı. Kendini ne kadar yalnız buluyordu. O da gitmek istiyordu. Hiç olmazsa, kendisiyle birlikte gelen ve henüz nerde yattığını bilmediği Şerife'nin yanına gidebilseydi... Annesinin hastalığı ağırlaşınca hep onun yanına sokulmuş, o hizmetçi yatağının bir köşesinde ağlamıştı. Fakat nerede yattığını bile bilmiyordu. Garip bir ümitsizlik her tarafını sarmıştı. Nolur, şu adam ağzını açıp bir kelime söyleseydi, bir hareket yapsaydı. Pekâlâ, işte oturup konuşurlardı. Atiye tatlı bir sohbete her şeyi feda edebilirdi. Babası onunla ne güzel konuşurdu, onu nasıl eğlen-dirirdi. Şimdi burada
Sayfa 57 - Dergah 29.baskı nisan 2022·Kitabı okudu
Alıntı
Kanimda, ruhumda, aklimda sensin Bitmiyor hasretin, nedendir bilmem Baktigim her yerde sanki sen varsin Nedense gözlerim daliyor bilmem Sanki sana tutsak, sanki senleyim Sanki senin oldum, ellerindeyim Kaybolmus gibiyim,
Müzik
Aklim hala sende, nedendir bilmem Ariyor gönlüm, yaniyor gönlüm Neden seni hala seviyor gönlüm el oldun sen bana, dertsin sevdama Neyazik derdinle soluyor gönlüm Kanimda, ruhumda, aklimda sensin Bitmiyor hasretin, neden
Müzik