Öyle çabuk geçiyor ki günler.
Hele sen de bir bak hayatına.
Daha dün doğmuşuz sanki.
Yeni okula başlamışız,
Yeni sevmişiz.
Öyle çabuk geçiyor ki günler.
Hele sen de bir bak hayatına.
Yarın bitecek sanki her şey.
Yarın ölecek gibiyiz.
Daha doymamışız yaşamasına.
Günlerimiz dün bir, bugün iki.
Sakın bir şey bırakma yarına.
Yarın yok ki.
Hayat, varoluş amacına giden yolu bir türlü bulamayanlara bazen acı ödevler veren sert yüzlü bir öğretmendir. Öğretmenin bu acı ödevi, çoğu zaman ulaşılacak yolu kısaltır. Kısa zamanda öğretir.
Yaşanmışlığın yıprattığı eşyalarımız, yaş almanın izlerini taşıyan yüzümüzdeki çizgiler, bizim hikayelerimizin bir parçası. Kişisel tarihimizin tarihi eserleri. 4 buçuk milyar yaşında olan dünyamızın ömrüyle kıyaslandığında bir lahzaya denk gelen kısacık ömrümüze tanıklık eden bu eserler elbette ki çok değerli.