Abdullah KARSLI

Abdullah KARSLI
@abdullahkrsl
Bana sorarsan kütüphanene dön. Yani kitap ol. Aydınlan ve aydınlat. Cemil MERİÇ.
“Hümanizm” , çağdaş “laisizm”in ilk şekliydi. Ayrıca herşeyi doğrudan doğruya, kendisi amaç kabul edilen insanın ölçülerine indirgemek istendiğinden, sonunda insanda bulunabilecek en düşük seviyeye kadar aşama aşama inildi ve sadece insan tabiatının maddi yanına ait ihtiyaçların tatmin edilmesine çalışıldı. Boşuna bir çalışma! Çünkü, insan tabiatı daima tatmin olabileceğinden daha fazla sun’i ihtiyaçlar yaratır.
Sayfa 55
Felsefe
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Rönesans’la birlikte ün kazanan ve Modern uygarlığın tüm programını önceden özetleyebilen bir kelime vardır: “Hümanizm”.
Sayfa 54
Felsefe
... Orta Çağ’ın geleneksel bilimlerine gelince; bu çağda onlar, son birkaç eser verdikten sonra, vaktiyle bir tufanda yok olan geçmiş uygarlıklar gibi, tamamen kaybolmuşlardır. Dolayısıyla, bu kez hiç birşey onların yerini tutamamıştır. Artık geriye sadece “din dışı” felsefe ve “din dışı” bilim, bir başka deyişle gerçek entelektüalitenin inkarı, bilginin en alt düzeyde sınırlandırılması, hiç bir ilkeye bağlı olmayan olayların ampirik ve analitik incelenmesi, bir yığın anlamsız ve belirsiz ayrıntılar içinde dağılma, durmadan birbirilerini çürüten asılsız varsayımların ve Modern uygarlığın mevcut tek üstünlüğünü oluşturan pratik uygulamalar dışında hiç bir sonuca götürmeyen eksik görüşlerin birikimi kalmıştır.
Sayfa 53
Felsefe
“Modern insanda, aşkın alanı duyular dünyasından ayıran yanılgı yaşamaktadır; öyle ki modern insan, duyular dünyasını ilahi alandan yoksun olarak algılamaktadır.”
Sayfa 24
Felsefe
“Bu ülkenin bütün ırklarını, tek ırk, tek kalp, tek insan haline getiren İslâmiyet olmuş. Biyolojik bir vahdet değil bu. Ne kanla ilgisi var, ne kafatasıyla. Vahdetlerin en büyüğü, en mukaddesi. ister siyah derili, ister sarı… inananlar kardeştir. Aynı şeyleri sevmek, aynı şeyler için yaşamak ve ölmek. Türk’ü, Arap’ı, Arnavut’u düğüne koşar gibi gazaya koşturan bir inanç; gazaya, yani irşâda. Altı yüzyıl beraber ağlayıp, beraber gülmek. Sonra bu muhteşem rüyayı korkunç bir kâbusa kalbeden meşûm bir salgın: maddecilik. Tarihin dışına çıkan Anadolu, tarihin ve hayatın. Heyhat, bu çöküşte kıyametlerin ihtişamı da yok, şiirsiz ve şikayetsiz.”