(18/04 - 20/04/2025)
– "Birine usu küçümsediğini söylediklerini duyarsam, kuşkularına katlanamadığını anlarım" * Hegelian kültürün nesnel dobralığı ve Kierkegaard'un çaresiz öznelliği
– "Ne zaman dünyanın derin anlamını sezer gibi olduysam onun basitliği şaşırttı beni." * Absürt
– "Yaratıklar hakkında o denli bilgi edinemedim, çünkü benim merakım tepkilerinden çok yazgılarına yönelir, yazgılar da çok yinelenir. Hiç değilse var olduklarını ve bencilliğin, kendini yadsıyamasa bile, açık görüşlü olmaya çalışması gerektiğini öğrendim." * Camus'ye göre hakikate ulaşım dolaysız anlatıyla mümkündür. Masal anlatılmasını istemez.
– "Doymaz coşkunluk beni hiç bırakmamıştır ve bu coşku, uzun sözün kısası, en kötü ve en iyi yanıyla yaşamdır."
– "Olduğum ile söylediğim arasında denge kurulduğu gün, işte belki o gün,.. düşlediğim yapıtı kurabilirim."
– "...Hiç de gerektiği gibi sevmediği Tanrı'ya güvenerek..."
– "Yaşam umudu yeniden doğmayagörsün, insanoğlunun çıkarları karşısında Tanrı'nın bir ağırlığı kalmıyordu."
– "Kendisi acı çekmişti. Bu konuda hiçbir şey söylemiyordu. Mutlu görünmek daha iyidir. Hem sonra, bunda yanılıyorsa, onları mutsuzluklarıyla etkilemek istemekle daha ağır bir biçimde aldanırdı. Siz tüm varlığınızla yaşamla ilgilenirken, yaşlı bir adamın acılarının ne önemi vardır?"
– "Yarın her şey değişecek, yarın. Birdenbire anlar ki yarın da böyle olacaktır, öbür gün de, tüm öteki günler de. Ve bu çaresiz buluş ezer onu. İşte böyle düşünce öldürür insanı. Bunlara katlanamadığı için öldürür insan kendini ya da, gençse, tümceler kurar."
– "...Sevgiyi hak gibi istenecek bir şey sanmasıydı."
– "Gidip ödevlerini yapsın. Çocuk ödevlerini yaptı. Şimdi pis bir kahvede. Şimdi bir adam. Önemli olan da bu değil mi? Yok, inanmamalı buna, öyle ya, ödevlerini yapmak ve