Katolikler ve komünistler, karşıtlarının hem dürüst, hem de zeki olamayacağını varsayma konusunda birbirlerine benzerler. İkisi de üstü kapalı olarak "doğru"nun zaten ortaya çıkarılmış olduğunu ve sapkınınsa -aptal değilse eğer gizliden gizliye "gerçeğin" farkında olduğunu ancak yalnızca bencil sebepler yüzünden direndiğini iddia eder.
Her ne kadar vurgulanan noktalar değişiklik gösterse de düşüncelerini satmayı reddeden yazar hep egoist olarak yaftalanır. Yazar ya kendini fildişi kulesine kapatmak istemekle ya teşhirci bir biçimde kendini sergilemekle ya da gayrimeşru imtiyazlara tutunma çabası içinde tarihin karşı konulmaz akışına başkaldırmakla itham edilir.
Hemen her kitap insanda yoğun duygular uyandırabilir; bir okurun tutkulu bir şekilde hoşlanmadığı bir kitap hakkındaki fikirleri dahi sıkılmış bir profesyonelinkilerden kesinlikle daha değerli olacaktır.
Kitapların fiyatı ile insanın onlardan elde ettiği değer arasında herhangi bir ilişki kurmak zor. "Kitaplar" romanları, şiiri, ders kitaplarını, ansiklopedi ve sözlükleri, sosyolojik eserleri ve daha birçok şeyi kapsıyor. Dolayısıyla uzunlukları ve fiyatları arasında bir uyum yok, özellikle de insan ikinci el kitap alma alışkanlığına sahipse. 500 dizelik bir şiire on şilin, yirmi yıl boyunca arada danışacağınız bir sözlüğe yarım şilin ödeyebilirsiniz. İnsanın tekrar tekrar okuduğu, aklının demirbaşları arasında yerini alan ve hayata bakışını değiştiren kitaplar da vardır; göz atıp asla baştan sona okumadığı, bir oturuşta okuyup bir hafta sonra unuttuğu kitaplar da