Kadir Engin

10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2020 74. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2020 23:42
KİTAP YORUMU ­| 21. Yüzyıl İçin 21 Ders-Yuval Noah Harari +Tür: Araştırma-İnceleme -Konu: 21.Yüzyıl başta olmak üzere önemli konularda ders sayılabilecek görüşler. *Kitap Hakkındaki Görüşlerim: Son zamanlarda okuduğum kitaplar arasında beni en çok etkileyen kitap oldu. Kitap 21 ana başlığa ayrılmış durumda ve yazar bu konularda insanlara kendi görüşlerini ve felsefesini sunuyor. Açıkcası gelecek hakkında görüşleri/tespitleri beni bayağı etkiledi, hatta bazı bölümlerde gerçekten heyecanlandığımı itiraf etmeliyim. Bir arkadaşım Yuval Noah Harrari okumamış bir insanın çok şey kaybettiğini söylerdi ben onun kadar iddialı bir söz söylemiyorum ama Harari'nin kitaplarını bence kesinlikle okumalısınız -Kimlere tavsiye ederim: Yazarın diğer kitaplarını okumuş veya daha önce Sapiens kitabını okumuş herkese şiddetle tavsiye ederim. Yazara başlangıç için okunur mu diye sorarsanız gayet okunabilir ama vurguyu yakalayabilmek veya yazarı daha iyi anlamak için Sapien'i okumanızı öneririm. +Kimlere tavsiye etmem : Kurgu dışı romanları sevmeyem veya bu tür kitapları sevmeyen kişilere okuma alışkanlığı yeni kazanmış kişilere tavsiye etmem. Kitaba Puanım: 10– 10
21. Yüzyıl İçin 21 DersYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 20189,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Kadir Engin

, bir kitap okudu
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
5 günde okudu
·
2020 74. kitabı
Yuval Noah Harari
8.3/10 · 9,1bin okunma
Sistem öyle bir şekilde teşkilatlanmış ki bir şeyleri öğrenmek için çaba göstermeyenler cehalet içinde mutlu mesut yaşarken, işin iç yüzünü öğren­meye çalışanlarsa hakikate ulaşmakta büyük zorluk çekiyor. Küresel ekono­mik sistem benim adıma ve haberim olmadan boyuna çalıp çırparken, benim çalıp çırpmaktan kaçınmam nasıl mümkün olacak? Eylemleri sonuçlarına göre değerlendirmeniz (çalmak yanlıştır çünkü mağdurları zor duruma dü­şürmüş olursunuz) ya da sonuçlardan bağımsız olarak uyulması gereken kati görevlere inanmanız (çalmak yanlıştır çünkü Tanrı öyle diyor) hiçbir şeyi de­ğiştirmez. Sorun, aslında ne yaptığımızı kavramanın son derece güç bir hale gelmiş olmasıdır.
İngiliz, Fransız, Alman, Amerikalı, Rus, Japon ve bir dolu sayısız ülke va­tandaşının da aynı şekilde kendi milletlerinin olağanüstü başarıları olmasa insanlığın barbarca ve ahlaktan yoksun bir cahillik içinde yaşayıp gideceğine kanaat getirdiğini söylemeye gerek bile yok. Tarih boyunca kimileri, işi kendi siyasi kurumları ve dini inanışlarının fizik kurallarının işlemesinde kilit rol oynadığını tasavvur etmeye kadar götürmüş. Mesela Aztekler her yıl kestikleri kurbanlar olmasa güneşin doğmayacağı ve tüm kainatın parçala­nıp dağılacağı yönünde sağlam bir inanç besliyormuş.
Dindar Müslümanlar, Hz. Muhammed öncesi tarihi büyük ölçüde lü­zumsuz addeder ve Kuran'ın inmesinin ardından gelişen tüm tarihsel olay­ların merkezinde İslam ümmetinin bulunduğunu varsayarlar. Müslümanlar arasında başlıca istisnalar Türk, İran ve Mısır milliyetçileri. Onlar Hz. Mu­hammed öncesinde bile kendi milletlerinin insanlığın medarıiftiharı oldu­ğuna ve Kuran indikten sonra da İslam'ın saflığını koruyup şanını yayanın da yine kendileri olduğuna inanıyorlar.