Kadir Engin

Merâsim sonrası devlet büyükleri Sultan İbrahim’in yanına gidip “İçeriye” (yani hapsedileceği odaya), buyrun, dediler. Tahtından indirilen İbrahim “feryada başlayub bre hâinler filânlar, bu nasıl işdir, ben her birinize ihsanlar itmedim mi? Şimdi havanıza tâbi olmadığım için beni kaldırmak tedarik itdiniz, ben pâdişah değil miyim, bu ne dimektir” diye bağırarak karşı geldi. Karaçelebizâde Abdülaziz, “cür’et idüb”, Sultan İbrahim’e yakışıksız, çok ağır söz söyledi: “Hayır pâdişah değilsin, umûr-i Şer’iyye ve dinîyeye kayıtsızlık ettin. Cihânı harâba virdin, vaktinizi eğlence ve gaflet içinde geçirdin, rüşveti saklayıp zâlimleri âleme musallat ettin” diye o kadar ileri gitti ki, herkes şaşırdı.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kanunî Süleyman (1520–1566) geniş görüşlü Ebussuûd Efendi’yi kılavuz tanımıştı. Fakat III. Murad (1574–1595) döneminden beri pâdişahlar, muteassıp vâizler veya tarikat şeyhlerinin nüfuzu altına girmiştir. Kutb mertebesine eren şeyhler, doğrudan doğruya Tanrı’dan haber alma yeteneğine kavuşmuştur, inancı vardır. Sultan IV. Murad döneminde Üsküdar’da tekke sahibi Şeyh Mahmud Üsküdârî, I. Ahmed’den (1603–1617) beri sultanların takdîr-i ilâhîyi öğrenmek için başvurduğu en önde gelen şeyh idi. Her sultan yanında bir tarikat şeyhi bulunurdu.

Kadir Engin

, bir kitap okudu
9/10
·110 syf.·
Beğendi
·
2020 76. kitabı
Sigmund Freud
8.1/10 · 4.189 okunma