Merâsim sonrası devlet büyükleri Sultan İbrahim’in yanına gidip “İçeriye” (yani hapsedileceği odaya), buyrun, dediler. Tahtından indirilen İbrahim “feryada başlayub bre hâinler filânlar, bu nasıl işdir, ben her birinize ihsanlar itmedim mi? Şimdi havanıza tâbi olmadığım için beni kaldırmak tedarik itdiniz, ben pâdişah değil miyim, bu ne dimektir” diye bağırarak karşı geldi. Karaçelebizâde Abdülaziz, “cür’et idüb”, Sultan İbrahim’e yakışıksız, çok ağır söz söyledi: “Hayır pâdişah değilsin, umûr-i Şer’iyye ve dinîyeye kayıtsızlık ettin. Cihânı harâba virdin, vaktinizi eğlence ve gaflet içinde geçirdin, rüşveti saklayıp zâlimleri âleme musallat ettin” diye o kadar ileri gitti ki, herkes şaşırdı.