Aslında, dinsel ve ahlaki fikirlerin kaynağı insandadır, bunu insanın dışında aramak anlamsızlıktır, insan metafizik bir hayvandır ve evrenin yalnızca kendi için varolmasını ister, ama evren insanı bilmez, farkında değildir ve insan bu tanımazdan gelmeye teselli bulmak için uzamı tanrılarla, kendi imgesinden yarattığı tanrılarla doldurur.
Ölüme doğru gidiyoruz, tıpkı okun hedefe doğru gitmesi gibi, asla ıskalamayacağımız da kesin, ölüm bizim tek kesinliğimiz, tek gerçeğimiz, öleceğimizi daima biliyoruz, herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde, biçiminin bir önemi yok.
Ama bütün bu farklı dini geleneklerin hangisini tercih etmeliyiz? Hepsi de kendilerinden yana vahiyler yapıldığını ileri sürüyor, hepsi kendi tanrılarının eseri olan kitaplardan alıntılar yapıyor ve hepsi de kesinlikle diğerleri üzerinde baskın çıkmaya çabalıyor. Bu güç tercihle beni aydınlatacak aklımdan başka rehberim yoktur ve bütün bu savları, bütün bu masalları aklın meşalesiyle incelediğimde, beni sabırsızlandıran ve isyan ettiren bir yığın zırvalıktan ve bayağılıktan başka bir şey bulmuyorum.
Sizin korkunç sisteminize göre onları sonsuz eziyetlere üşüştüren tutkuları kendileri mi buldu? Hayır, hayır! Onlar hiçbir şeyin hâkimi değillerdi ve kendilerine bağlı olmayan şeyden dolayı cezalandırılmaları imkânsızdır.