Yirminci yüzyılın ortasında yaşayan bizler Atlantik ötesi uçuşun yarı noktasını geçtiğinde deposunda geri dönmeye yetecek kadar yakıtı olmadığından kendisini bekleyen fırtına ve diğer tehlikelere rağmen ilerlemek zorunda olan pilotlar gibiyiz.
Psikanaliz sürecinin yarısına ulaşmış, savunma ve yanılsamaları delik deşik edilerek daha iyi bir şeye ulaşmak için ilerlemekten başka çaresi olmayan hastalardan farksızız.
On yedinci yüzyılda Pascal insanların kendilerini meşgul etme çabalarını fark etmiş ve bu meşguliyetlerin büyük çoğunluğunun insanların kendilerine dair düşüncelere kapılmamasını sağlamak için ortaya çıktığını belirtmiştir.