İnsanlar hala büyük bir çocuğa benzemekte. Aptal ve küçük çocukların yaptığı gibi, aralarındaki anlaşmazlıkları kavga ederek ve savaşarak çözmek istiyorlar.
Günlerini, aylarını, hatta yıllarını uydurma olayların anlatıldığı romanları okuyarak geçiriyorlar. Bir iş yaptıklarını sanıyorlar, ama ülkede kültür emekçileri yok. Halkın zekası derin bir uykuda, cehalet kaba davranışlar ve yoksulluk giderek artmaktadır. Ülke sürekli fakirleşmekte, ekonomik, manevi ve zihni açılardan iflasa sürüklenmektedir.
İnsanlar asla herhangi bir bilimi ya da çıkarı kullanarak mallarını ve haklarını birbirlerini gücendirmeden paylaşamaz. Her şeyden her bir insanın payına düşen az olacak ve herkes şikâyet edecek, birbirini kıskanacak ve birbirini yiyecektir.
“Cehennem nedir?” diye düşünürüm. Şu hükme varırım: “Sevmenin artık imkânsız olduğuna dair çekilen acıdır.” Yalan söyleyerek dünyanın öbür ucuna gidersin ama geri dönemezsin.
İnsanoğlu, hayvanlara karşı büyüklük taslama! Onlar günahsızdır, oysa sen azametinle üzerinde yaşadığın dünyayı kirletiyorsun ve senin kirli izlerin senden sonra da kalacaktır.