"Bana güveniyor musun?"
"Evet."
"Öyleyse bunu yapabileceğimize de güven, her şeyi çözecek zamanımız var ama bu arada bir yol bulacağıma inan. Hepimiz için."
"Niye bunu yapmak istiyorsun?"
Parmağını saç örgüm boyunca gezdirdi, ta kırmızı ipek kurdelenin ucuna kadar. "Seni saçın açık ve yüzüne güneş vururken görmek istiyorum."
Yazarın Karındeşen Jack serisini çok severek okumuştum, henüz son iki kitabı okumamış olsam da seriyi çok seviyorum
Kötülerin Krallığı'nı çok kısa sürede severek okudum, kitap oldukça akıcı ilerledi. Konusu da güzel olduğundan elimden bırakamadım, kitaptan tek zorum çok fazla yabancı terim ve karışık isimler vardı. Onun dışında Öfke Bey'e (Öfke Bey?) bende düşenler kulübündenim, biraz duygularını dışa vuramasa da eminim ikinci kitapta bu sorun ortadan kalkar.
Devam kitabını merakla bekliyorum.
Betül Güçlü'nün kalemine giderek aşık oluyorum, kitapları öyle güzel ki ister istemez bitirdiğinizde hayaller alemine dalıyorsunuz hatta bu hayal alemine okurken çoktan giriş yapıyorsunuz ama kitap bittiğinde acı gerçek yüzünüze vuruyor; hayaller ve hayatlar...
Kitap hakkında çok fazla yorum yapmak istemiyorum en iyisi siz alın okuyun, ben zaten sevdiğim kitapları anlatmakta her zaman zorluk çekiyorum bu huyumu bir türlü yenemedim.
Şöyle içinizi ısıtacak sizi imkansiz hayallerin peşine sürükleyecek ama bir o kadar da mutluluk hormonlarınızı tavan yaptıracak bir kitap arıyorsanız buyrunuz; Küçük Mucizeler tam size göre.