6/10
·352 syf.·
2026 24. kitabı
Serinin üçüncü kitabı ama Rafe ve Penny’nin ikinci kitapları neden iki kitap yazma gereği duydu yazar acaba? İlk kitapta karakterlerin çekişmeleri inatlaşmaları karşılıklı çekimleri vardı kitap okuttu kendini ama arka tarafta adamın inşa ettiği her şey yerle bir olmaya başlarken bunların hiçbirini göremedik. Bu kitapta da sadece karakterlerin ilişkileri üzerine smuttan ibaret.. araya serpiştirilmiş bir kaç olay onlarında detayı yok üstünkörü geçilmiş. Daha iyi kurgular okumuşken bu kitap boş geldi bana malesef
Tükenmiş GünahkarlarSomme Sketcher · Martı Yayınları · 2025283 okunma
Puan vermedi
Bilimkurgu türüne hep mesafeli olmakla birlikte bu kitabı çok uzun yıllardır merak ediyordum. O kadar çok adını duyuyordum ki, en nihayetinde hadi okuyayım dedim ve... ne yazık ki benim için bir hayal kırıklığı oldu. Elbette sevenleri için çok güzel bir kitaptır, ki zaten beğeniler tartışılmaz. Ama bana hiç hitap etmedi. Hikâye, kurgu, mizah (kahkahayı geçtim, sadece birkaç yerde tebessüm edebildim)... hiç beklediğim gibi çıkmadı. Evet, bilimkurgu sevmem, ama mesela Matt Haig - İnsanlar'a hayran kalmıştım. Belki de hikâyelerde, bilimkurgu da olsa bir miktar gerçeklik arıyorum. Kitaptaki övülen mizahın beni etkilememesi çeviri kaynaklı mı acaba diye bile düşündüm. (Bendeki 2025 basımı, daha önceki basımlarda belki çeviri farklılığı vardır, bilemiyorum.) Neyse, bu da bir okurluk deneyimi oldu, deyip geçiyorum. :) Ama objektif olarak şunu ekleyeyim; sıkı bilimkurgu -özellikle uzay temalı bilimkurgu- severler için kesinlikle güzel bir kitap.
Otostopçunun Galaksi RehberiDouglas Adams · Alfa Yayıncılık · 20209bin okunma
Reklam
Etkileyici
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:51
Kaan Murat Yanık Yunus Kalender'in hikayesini etkileyici ve gerçek üssü temalarla okuyucuyu romanın içine çeken, yaşatan, duyguları hissettiren, akıcı bir Türkçe ile okurlarına sunmuş. Ustaca örülen roman karakterlerin derinliği ve kolay okunan ve sürükleyen bir film tadında sunmuş. Roman 280 sayfa boyunca okuyucuyu acaba ne olacak diye heyecanlandırıyor Ancak bu sayfadan sonra geriye kalan 50 sayfada yazar kitabı artık nasıl sonlandırabilirimin arayışına girmiş ve Yumanek'in hikâyesini derinleme işlemeden ve Yunus Kalender ile tam manasıyla özgeleştirmeyen ve akıbetini açıkta bırakan, Yunus balığının karnına giren Kalender'in gerçek üssü kurtuluş hikayesini yüzeysel örguleyen bir sonla sonlandırmış. Onun dışında çok güzel bir roman. Tavsiye ederim.
Sular Üstünde Gökler AltındaKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20233,200 okunma
For House of the Dragon*
Puan vermedi·624 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:18
Deli Targaryenlerin hayatını merak ettiğim bir dizi sürecini geçirip 3. Sezon gelmeden önce meraktan ölmeme adına başladığım Ateş ve Kan hakkında birkaç duygu düşünce şeysidir…. Öncelikle Ursula Le Guin dışında fantastik edebiyat okumadığım için acaba onca ismi aklımda tutar mıyım, ders çalışır gibi roman mı okunur, ben kpss çalışırken bile Osmanlı hanedanı hakkında not tutmadım buna mı tutayım gibi kaygılarım olmasına rağmen tüm bunların gereksiz olduğunu ilk sayfalardan hissettiren G. R. R. Martin dedeye teşekkürler…. İlk sayfalardan hemen içine alıp basit ama nüktedan bir kalemle yazılan kurgu OHA BEN FANTASTİK EDEBİYAT SEVERMİŞİM hissi yarattı. Öğretmenler odasında bazen kahkaha atmana vesile olduğu için çevreme bakıp lan beni deli sanmasınlar bakışı atıp kimsenin olmadığını fark edince devam etmem de cabası…. Global platformlar diziyi feminist ve queer bir düzlemde çekiyor sanırken kitapların da bu şekilde yazılmış olması benden tam puan aldı. Sadece Targaryenler deli sanırken diğer hanelerin de onlardan aşağı kalır yokmuş. Hepsi manyak abv, ahanda şu karakter iyi diyeceğimiz kimsenin olmamasına ayrıca bayıldım…. Kitap vadideki nehirler gibi aktığı için sabah akşam okudum… arkadaşlarımın goygoy görüşmelerini hep ertelememe sebep olup sosyalleşmeyi unutsam da aldığım keyif paha biçilemez. Dizinin yeni sezonuna bir hafta kalmışken beklentiyi arşa çıkardım bekliyorum!
Ateş ve KanGeorge R. R. Martin · Epsilon Yayınevi · 20191,506 okunma
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 94. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:31
Karina Halle Ölümcül Konular Gotik atmosferi, psikolojik gerilimi ve bilim kurgu unsurlarını başarılı bir şekilde harmanlayan, okuru ilk sayfadan itibaren rahatsız edici bir gizemin içine sürükleyen etkileyici bir roman. Sydney Denik, hayatındaki büyük kayıpların ardından tutunabileceği son dal olarak gördüğü Madrona Vakfı'na kabul edildiğinde bunun kariyerini değiştirecek bir fırsat olduğunu düşünür. Ancak Vancouver Adası'nın sislerle kaplı, dış dünyadan tamamen izole edilmiş bu ürkütücü köşesi, kısa sürede onun için bir araştırma merkezinden çok bir kâbusa dönüşür. Telefonların ve internetin yasak olduğu, insanların garip davrandığı, öğrencilerin aniden ortadan kaybolduğu bu yerde gerçek ile halüsinasyon arasındaki çizgi giderek silikleşir. Yazarın en güçlü yanı atmosfer yaratımı olmuş. Ormanın içinden gelen açıklanamayan sesler, bir anda değişen hava koşulları, ölü hayvanların ortaya çıkışı ve sürekli hissedilen o görünmez tehdit duygusu kitabın her sayfasında okuyucuya huzursuzluk veriyor. Özellikle Sydney ile birlikte yaşanan "Acaba bunlar gerçekten oluyor mu?" hissi gerilimi sürekli canlı tutuyor. Daha yoğun korku sahneleri görmek isterdim ancak psikolojik gerilim tarafı bunu büyük ölçüde telafi ediyor. Sydney karakterini kusurlarıyla birlikte sevdim. Güçlü olmaya çalışırken yaşadığı kırılganlıklar ve gerçeklerle yüzleşme süreci oldukça başarılı işlenmiş. Wes Kincaid ise karanlık romanlardan çıkıp gelmiş gibi duran, gizemli ve tehlikeli havasıyla dikkat çeken bir karakter. Aralarındaki ilişki zaman zaman takıntı boyutuna ulaşsa da kitabın sonlarına doğru ortaya çıkan gerçekler bu dinamiğe farklı bir anlam kazandırıyor. Final kısmı ise kitabın en güçlü taraflarından biri. Sayfalar boyunca biriken soru işaretleri tek tek cevaplanırken hikâye beklenmedik yönlere
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202555 okunma
Ölümün karşısında dimdik durmak
Puan vermedi
Adını ilk defa duyduğum Dino Buzzati ve Tatar Çölü’nü kitap klübümüz seçti. Sanırın bilerek ve isteyerek okuduğum ilk İtalyan yazar kitabı oldu. Kitabı genel olarak sevdim, yazarın kurduğu o tekinsiz ama bir yandan da aşırı durağan atmosfer gerçekten başarılıydı. Drogo’nun o uçsuz bucaksız çölün kıyısındaki kaleye atanmasıyla başlayan hikaye, insanın içini tuhaf bir melankoliyle dolduruyor. Hiç gelmeyen bir düşmanı bekleyen askerlerin hayatlarını nasıl tükettiklerini, rutinin içinde nasıl kaybolduklarını okurken, "acaba biz de hayatlarımızda hayali orduların gelişini mi bekliyoruz?" diye sordum. Zamanın akıp gidişini ve insanın bir şeyleri başarma arzusunun nasıl yavaş yavaş bir alışkanlığa, eylemsizliğe hatta onu bedenini ve ruhunu yiyip bitiren bir hastalığa dönüştüğünü anlatış biçimi kesinlikle çok felsefi ve derin. Diğer taraftan kitap beni o kadar derinden sarsmadı veya hayatımı değiştirmedi. Evet, verilmek istenen mesajı, o varoluşçu sancıyı ve durağanlığın yarattığı o gerilimi çok iyi anladım. Fakat bir noktadan sonra biraz fazla tekdüze bir hal almaya başladı. Drogo'nun kaledeki o bitmek bilmeyen günleri, içsel monologları bir süre sonra kendini tekrarlıyormuş hissi verdi ve sayfaları çevirirken biraz sabretmem gerekti. Beklentimi çok yüksek tuttuğum içindir belki de, sonuçta en çok okunan İtalyan yazarlardan birinin kitabını oluyordum. Neyse ki bu tekdüze anlatım Drogo'nun ölümün karşısında dimdik ayakta çıktığı finalle sonlandı. Kısacası, edebiyat tarihine neden geçtiğini görebildiğim, iyi yazılmış ve kesinlikle şans verilmesi gereken bir kitap oldu ama mutlaka okuyun diye arkadaşlarıma önereceğim bir kitap olmadı.
1000Kitap
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Reklam
Reklam