İshak. İlerleyen yaşlarına rağmen çocuk sahibi olmaları insanlar arasında bir mucize olarak görülüyor. İshak, İsmail'in aksine babası ile birlikte büyüyor ve belirli bir yaşa geldiğinde gelenekler gereğince yakılarak kurban edilmesi gerekiyor. İşte bu noktada İbrahim o geleneği bozuyor. Çünkü İbrahim gibi adamlar böyledir, gelenek bozucu! Eğrileri düzeltici, doğruları bükücü, yanlışları doğrulayıcı, yol gösterici..."
İbrahim için bu sofralar sembolik olarak kendi Tanrısının sofrasiydi. İnsanlara tanıttığı bir ve tek Tanrı gibi görkemli olmalıydı. Bu yüzden sunduğu yemeklerde hiç cimrilik etmiyor, boşalan her tabağın yerine hemen yenisini koyduruyordu. Bu sofralar zaman içinde insanlar arasında bolluk, bereket ve cömertliğin sembolü olarak 'Halil İbrahim Sofrası' adıyla anılmaya başlandı. İbrahim'den önce kimse yeryüzünde böylesi bir cömertlik sergilememişti. İbrahim ise sofralarındaki sembolik bolluğun, ilim konusunda da cömert olması gerektiği hususun-da bir hatırlatma olduğunu çok iyi biliyordu. Bu yüzden insanlar yer sofrasına doluşup da karınlarını doyurduktan sonra ziyafeti bir sohbet ile taçlandırırdı. Zamanla insanlar, atalarının inandığı tanrılardan daha büyük bir tanrıya inanmaya ve İbrahim'i de bu yeni tanrılarının bir elçisi olarak görmeye başladılar.
Bazı kitaplar bittiğinde kapağını kapatırsınız, bazılarıysa son sayfayı çevirdiğiniz hâlde bir süre sizinle yaşamaya devam eder. Ilık Rüzgârlar benim için ikinci gruba giren kitaplardan biri