Ülkü Acar

Puan vermedi·407 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2021 11:35
“… Asık çehreli partili adam daha da çattı kaşlarını: Kitlelerin cehaletini ve partinin gelecekte bu cehaletle ne kadar çok uğraşması gerektiğini getirmişti gözünün önüne….” Devrim gerçekleşmiş, sosyalizm gelmiştir. Lakin ülkenin dört bir yanına dağılmış, en ücra köşelere kadar var olan küçük halk toplulukları içinde küçük komünist örgütlenmeler başlamış olsa da sanki herkes için henüz tam anlamını bulmamıştır. Herkesin kendine göre bir komünizm tanımı vardır ve beklentileri de buna göre şekillenmektedir. Çevengur, komünizmi tam olarak uygulamaya koyduğunu iddia eden küçük yerleşim birimlerinden biri. Emek, ‘bir açgözlülük kalıntısı, hayvanca-sömürgence bir şehvetperestlik’ olarak ilan edilmiştir Çevengur’da. Zira emek tam olarak mülkün yani zulmün ortaya çıkışına neden oluyordu. Çevengur’da herkesin yerine ve her bir kimse için ‘evrensel proleter’ ilan edilen güneş çalışmaktadır ve kitlelerin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli olacaktır. Sınıf savaşını ateşleyecek olan kasti çalışmayla elde edilecek her türlü fazlalığın önüne geçilecektir böylece. Tasarlanan budur en azından ama kent sakinleri tarafından ne kadar benimsenip sürdürülebilecektir acaba? Her ne kadar komünist sisteme karşı gibi bir hava yaratmış ve Sovyetler’in ‘sakıncalı’ yazarlarından biri gibi algılanmasına sebep olmuş olsa da sondan başlayan bir değişimin olması gerektiği ve hak ettiği biçimde anlatılamaması, anlaşılamaması ve haliyle benimsenip yaşatılamamasını çok iğneleyici ve bir o kadar da etkileyici bir biçimde anlatmış bence. Kitlelerin o ‘ne yapacağını bilememe’ halini ve ‘e şimdi ne olacak’ beklentisini bazen okuyucuyu da fazlaca sıkacak kadar iyi aktardığını düşünüyorum. Geç keşfettiğim bir yazar oldu Platonov. Çok daha fazla tanınmayı ve okunmayı hak ediyor.
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Ülkü Acar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·407 syf.··
Beğendi
·
4 günde okudu
·
2021 16. kitabı
Andrey Platonov
7.9/10 · 197 okunma
9/10
·196 syf.··
2021 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2021 17:50
Roman okurken hissettiğim uzun bir yolculuğa çıkma duygusunu öyküde yaşayamadığım için öykü okumaya çok ısınamadığımı söylediğimde edebiyatçı bir arkadaşım ' roman uzundur ama öykü derindir hocam, bence kolay harcamayın' demişti. Yine de çok sadık bir öykü okuyucusu olamadım ama Füruzan'ın Parasız Yatılı'daki öyküleri su gibi gitti diyebilirim. Dürüstçe söylemeliyim ilk öyküde zorlandım ve dönüp dönüp tekrar okudum diğerlerine geçmeden önce. Fakat okumadan bırakmayacağım diye direterek diğer öykülere geçtiğimde 'iyi ki' dedim 'ısrarcı olmuşum'. Gerçekten de yazıldığı dönemi sosyal olarak çok iyi yansıtmış çok etkileyici hikayeler. Ama beni en çok etkileyen tarafı Münip Bey'in Günlüğü dışındaki tüm öykülerde yoğun olarak 'kadın' hikayelerinin olması. Yoksul kadın, göç etmiş kadın, zengin kadın, sınıf atlayan kadın, sınıfından 'düşen' kadın, diğerlerinin efendisi kadın, efendisinin hizmetçisi, aşçısı, kahyası kadın, genç kadın, yaşlı kadın, yatalak kalmış kadın, yatalak kadına bakmakla yükümlü kadın.... tüm o kadın dünyalarını, duygularını ne güzel yazmış, ne güzel anlatmış. Hepsi çok gerçek, çok canlıydı. Ve yine birçok hikayedeki yoksulluğun sindirdiği, yokluğun sildiği, kirli, bakımsız, çekingen kız çocukları... Yoksulluğu da çok güzel anlatmış tıpkı o yoksul evlerde yaşamış, o havayı fazlaca solumuş gibi. "...ben çocukken (ne zaman çocuk olmuştum!) görünmez adam olup pasta yemek isterdim. Ne kıtmış tutkularım..." demişti ya Özgürlük Atları'nda. Ne büyük bir cümle. Bununla bitireyim.
Parasız YatılıFüruzan · Bilgi Yayınevi · 19755,2bin okunma