Ülkü Acar

10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2021 08:47
"... Kitap çok kısa, karışık ve dağınık, Sam. Bir katliama dair aklı başında laf etmek mümkün değil çünkü. Katliam denince akla sonunda herkesin öldüğü, bir daha hiç bir şey söyleyemeyeceği yahut herhangi bir şey istemeyeceği bir olay gelir. Bir katliamın bitişinde ortalığı feci bir sessizliğin çökeceği var sayılır ve kuşlar haricinde daima öyle olur..." O kısa ve dağınık diye tabir ettiği haliyle çok daha inandırıcı, çok daha gerçek zaten. Kurt Vonnegut Jr. Mezbaha 5'te Billy Pilgrim'in hikayesini anlatıyor. Zamanda gelişigüzel, çok da bilinçli olarak tercih etmediği yolculuklara çıkan Billy'nin gencecik yaşta katılmak zorunda kaldığı İkinci Dünya Savaşı'nı , savaşmasa da savaşın şiddetini görmesine yeten Dresden'in bombalanışına şahit oluşunu ve sonrasında sağ olarak kurtulup hayatına kaldığı yerden devam etme şansını bulsa da aslında o 'savaş travma'sını hiç atlatamadığı yaşamını anlatıyor. Vonnegut, o travmayı hiç atlamamış bir aklın gidiş gelişlerini, ya da doktorların söylediği gibi 'deliriyor' oluşunu bu kadar iyi yansıtmış ki gerçekten delirmek üzere olan bir aklın akışını okuduğumu düşündürdü bana, kesinlikle kurgusu çok başarılıydı. Zamanda yolculuk demiyor o gerçi, zamanda kopma olarak adlandırıyor aklının yaşamının çeşitli evrelerine gidiş gelişini. Hayal ve gerçek arasındaki sürükleyici yolculuğunda , önsözünde söylediği gibi "savaş kısımları kesinlikle gerçek"! "...Sonunda anlamıştım. Bunca kızdığı, savaştı. Çocuklarının veya başkalarının çocuklarının savaşlarda öldürülmelerini istemiyordu. Kitap ve filmlerin savaşları kısmen teşvik ettiği kanaatindeydi..." Savaşı hiç bir şekilde, hiç bir taraf açısından güzellemeyen gerçek bir 'savaş karşıtı' kitap.
Mezbaha No:5Kurt Vonnegut · April Yayıncılık · 20152,151 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Ülkü Acar

, bir kitap okudu
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
10 günde okudu
·
2021 9. kitabı
Kurt Vonnegut
7.8/10 · 2.151 okunma
10/10
·197 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2021 05:32
Küçük bir çocuğun bakış açısından, tıpkı onun yorumlayabileceği şekilde ve onun kurabileceği cümlelerle anlatılmış müthiş bir 'yoksulluk' değil de 'yoksunluk' hikayesi bence. Küçük Momo'nun küçük gibi görünen ama oldukça büyük dünyasından bize aktardıklarında, evet, yoksulluk var ama asıl anlatmak istediği o değil. Başka bir ülkede 'sığıntı' olmak ama kendi ülkesine de ait olmamak başta geliyor bence anlatmak istedikleri arasında. İyilik ve güzelliklerin de çokça yaşandığı bir ülkede 'kenarda olmak', insanca yaşamın nimetlerinden uzak olmak, seçemediğin bir anne-baba ve onların seçemediğin meslekleri yüzünden istenmeyen ve 'potansiyel tehlike olmak', Arap olmak, Yahudi olmak, zenci olmak... Irkçılığa yönelttiği çocukça kurulmuş gibi ama ağırlığından fazlasını taşıyan eleştirel cümleler. Akıp gitti okurken; kolay okunan ama çok şey söyleyen kitaplar listesinin en önemli üyelerinden bence. Fransa'da, Paris'te hayat kadınlarının yasalardan gizledikleri çocuklarına bakmayı iş edinmiş Madam Rosa'nın ve onun evinde kendi deyimiyle 'temelli kalan' nadir çocuklardan olan Momo'nun sevgi, dayanışma ve sadakat hikayesi. Kitap harika ama Türkçe çevirisinde adının 'Onca Yoksulluk Varken' olarak çevrilmiş olması hikayenin özünü tam yansıtmamış, bunu belirtmek lazım.
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Agora Kitaplığı · 20095,8bin okunma