Ülkü Acar

10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2021 07:58
“Yılanların Öcü”, Türkiye gerçeklerini dile getirmeğe çalışan mütevazı bir romandır. İçi boş değildir. Hepimizi rahatsız edecek acı bir dille yazılmıştır. Birçok bölümlerinde halkın bilinçaltı konuşmaktadır..." diyor Fakir Baykurt kitabın önsözünde. Gerçekten mütevazi bir köy romanı olarak başlıyor kitap. Sıradan, küçük insanların hayatta kalma telaşları içerisinde akıp giden basit yaşamlarını resmeden, kolay okunan cümleler... Ama o kolay okunan cümlelerin taşıdığı ağır duygular, düşünceler, gerçekler... Çok akıcı, sürükleyici bir o kadar da insanın içini acıtan çok gerçekçi bir dönem romanı.. Keşke tüm o 'acı gerçekler' bahsedilen dönemde kalsaydı. Sanırım üzerinden geçen onca zamana rağmen değişen pek bir şey yok . Bir üçlemenin ilk kitabı Yılanların Öcü. Irazca'nın Dirliği ve Kara Ahmet Destanı'yla sürecek okumam.
Yılanların ÖcüFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20217,3bin okunma
Reklam

Ülkü Acar

, bir kitap okudu
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
2021 5. kitabı
Fakir Baykurt
8.5/10 · 7,3bin okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2021 09:52
Doris Lessing'in 1950'de yayımladığı ilk romanı Türkü Söylüyor Otlar, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki Rodezya (şimdiki adıyla Zimbabve) özelinde 'siyahla beyaz' arasındaki ırk ayrımını alıyor temeline. Her ne kadar bu ırk ayrımı kitabın özünü oluşturuyor gibi görünse de "beyaz ırkın" kendi içindeki toplumsal tabakalarını ve ekonomik temelli sınıf farklarını da oldukça güzel yansıtıyor. Dahası 'beyaz uygarlık' ın kadına bakışı ve kadının kendi ataerkil düzeni içerisinde konumlandırılış biçimini de çok iyi anlatmış. Gerek siyahla beyaz arasındaki köle-efendi olarak biçimlenen ilişkide Afrikalı yerlilerin beyaz efendileri tarafından layık görüldüğü baskıcı ve zorba tutumu; gerekse kadına dayatılan yaşam biçimini, kadının iç dünyasını ve , en etkileyici olanı belki de, kadının trajedisini tek bir karakter üzerine, Mary Turner karakteri üzerine, toplayarak çok etkileyici bir eleştiri yolu izlemiş. Hem beyaz patron olarak 'hükmeden' hem de bulunduğu sınıfın belirlediği kurallara uyması beklenen 'hükmedilen' olarak yarattığı Mary Turner karakterinin bu iki rol içerisindeki duygusal ve davranışsal iniş-çıkışlarını, çelişkilerini ve nihayetinde bir trajediye dönüşen yaşamını yaşadığı çevreyle bütünleştirerek tasvir edişleri beni büyüledi desem abartmış olmam sanıyorum. Okuduğum ilk Lessing kitabıydı, devamı gelecek.
Türkü Söylüyor OtlarDoris Lessing · Can Yayınları · 2017708 okunma
4/10
·277 syf.··
2021 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2021 09:47
Hemingway’ın okuduğum ilk kitabı Silahlara Veda. I. Dünya Savaşı tüm şiddetliyle devam ettiği sıralarda İtalya’da ambulansların koordine edildiği bir birlikte görev yapan Amerikalı kahramanımız Teğmen Frederic Henry’nin gözlemleriyle savaşı, savaşın en azından bir tarafında yaşananları, savaşa katılanların, asker olarak savaşan ya da geri görevlerdeki insanların hislerini ve o sırada ülkenin cepheden uzak kesimlerinde neler olup bittiğini, halkın nasıl bir yaşam sürdüğü ve savaşa karşı nasıl bir tavır içinde bulunduğunu anlatmaya çalıştığı romanın beklentimi çok da karşıladığını söyleyemeyeceğim. Kitabın adına bakarak, savaşı daha yoğun okuyup hissedebileceğim bir kurgu beklemiştim. Zaman zaman asker olan ya da olmayıp askere alınıp savaşmakla görevlendirilen sıradan vatandaşların savaşla ilgili görüşleri yansıyor fakat Henry -Cathrine aşkı diğer her şeyin önüne geçiyor. Sürekli aynı cümleler etrafında dönüp duran diyaloglarla ilerleyen bu aşk ilişkisi de başlı başına bir eleştiri konusu olabilir zaten. Cathrine’nin bu kadar silik bir karakter olarak varolması, sürekli “çok çok iyi bir eş” olacağından, dolayısıyla Henry’nin başka kadınlara gitmeyeceğinden bahsedip durması, kendine ait hiç bir duygu ve düşüncesi yokmuş, var olda da önemli değilmiş, önemli olan Henry’nin ne hissettiği, düşündüğü ve istediği şeklinde kendini şartlandırmış bir kadın karakteri okumak hiç keyif vermedi. Bunun yanında, gerek savaşın devam ettiği cephelerdeki gerekse kahramanımızın bulunduğu diğer yerlerdeki mekan ve doğa tasvirleri muhteşemdi. Yazar kafasında yarattığı tüm olay yerlerini aynı biçimde okuyucunun kafasında da yaratabilmiş. 10 üzerinden 4 diyorum, yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım. Daha keyifli okumalar umuyorum.
Silahlara VedaErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 19887,9bin okunma