eğer ki birlikte olamadığımız yarınlar olursa, şunu her zaman hatırla; inandığından daha cesur, göründüğünden daha güçlü, düşündüğünden daha zekisin. fakat en önemlisi, ayrı düşsek bile, ben her zaman seninleyim.
❝Burada olsaydın, anlatacağım çok şey vardı. Belki de, susardım saatler boyu. Konuşmam gereken hiçbir yerde, konuşamadığım gibi. Sokak lambasının odaya vuran yarım yamalak ışığında, birkaç dize şiir okurdum yorgun gözlerimle sana...❞
Seni seviyorum ve bu hiçbir şeye yetmiyor. İsterdim ki, sevgim seni sımsıcak bir iklime götürsün, kucağına bastırsın. İsterdim ki tüm dertlerini unuttursun, bahçende çiçekler açtırsın. Seni seviyorum ve sevmenin sadece sevmek olarak kalmasının sancısı, göğsümü tarumar ediyor...
Başka bir yerde yine Mümtaz Bey Uğur ve İhsan ile konuşurken dostluklar, sevgiler konusunda insanları üçe ayırır;
Birinciler "karşısındakini ele geçirebilecek bir ülke gibi görenler"dir. İkinciler "karşısındakini tanımak isteyen, karşılıklılık gözeterek birbirlerini birbirlerine açan, veren" insanlardır. Üçüncüler ise gelir sizi kendisine bağladıktan sonra, sizin ne düşündüğünüzü merak bile etmeden çekip gidenlerdir.