9/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Kitap 2. dünya savaşında kore'nin japonya sömürgesi altında olduğu 1944 yılında fukuoka hapishanesinde geçiyor. Acemi inzibat vatanabe yuiçi, gaddar gardiyan sugiyama dozan, komünist isyankar çö çisu, edebiyat sevdalısı şair yun dongcu, uçurtmacı çocuk.. Her karakter o kadar güzel yazılmıştı ki her birinde savaşın acımasız etkilerini, bir insanın küçük dokunuşlarla ne kadar değişebileceğini görebiliyoruz. Altını çizdiğim etkileyici fazlaca yer vardı. Bir yerden sonra iyi, kötü ayrımı grileşiyor ve kim gerçekten doğruyu söylüyor, hakikat ne diye düşünüp duruyor insan. Kitap, savaşın yanı sıra o dönem çok tartışılan etik dışı bir olaya da değiniyor. Yazar insanlığın ne kadar acımasız olabileceğini geçmişte yaşanılan olaylarla yeniden hatırlatıyor bize. Kore edebiyatına güzel bir giriş oldu Yun dongcu karakteri aslında o dönemde fukuoka hapishanesinde yaşamış gerçek bir insanmış. Japonya'ya okumaya gelen, naif, kitaplara ve yazmaya aşık, şair olmak isteyen bir gençmiş. Japonya'nın asayişi koruma kanunu'nu es geçmesi iddiasıyla tutuklanıp fukuoka hapishanesine götürülmüş. Yakınları büyük bir çabayla dongcu'nun şiirlerini saklamış, sonrasında kitap haline getirip yayınlatmışlar. Trajik bir hayatı varmış okurken ayrı üzüldüm, araştırırken ayrı üzüldüm. Daha önce varlığını, çabasını ve çaresizliklerini hiç bilmediğim birini kitap aracılığıyla keşfetmek güzel bir deneyimdi "Unutmazsak geriye bakabiliriz, geriye bakabilirsek hatalarımızı görebiliriz, hatalarımızı görebilirsek kabullenebiliriz, kabullenebilirsek af dileyebiliriz, af dileyebilirsek bağışlanabiliriz ve ancak bağışlandığımız zaman yeni bir başlangıç yapabiliriz." "Ne yapmak istediğimi ben de bilmiyorum. Ama yağmurlu bir günde bilmediğim bir sokakta şemsiyesiz yürüyen solgun bir adamı arkadan görürsem o şairi
Yıldızlara Değen RüzgârJung-Myung Lee · Doğan Kitap · 202496 okunma
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İlk hamle onundu...
6/10
·384 syf.··
2026 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 21:57
Piyon, Vezir ve Şah adlı distopik üçlemenin ilk kitabıdır. ABD, sınıfsal yönetimi gereği, 17 yaşına basan her bireyi karakter analizi hasebiyle bir sınavdan geçirmektedir. Sınavda kazanılan başarılı rütbe ile (Roma rakamları ile; IV,V,VI,VII yani 4,5,6,7 olacak şekilde) hayat kaliteleri artan insanlar, ülkenin zengin semtlerinde yaşarken, alınan düşük rütbe (I, II, III yani 1,2,3) hayatlarına mâl olmakta, fakirlik ve sefalet içinde yaşatmaktadır. Kitty Doe, sınav günü aldığı III (üç) rütbesi ile sokaklarda dolaşırken portakal çalmış ve korumalara yakalanmıştır. Erkek arkadaşı Benjamin ile kaçıp yaşadıkları eve gizlenirler. İkisi de dahil 40 çocuğun bakımını üstlenen Nina'ya olan biteni anlatırken korumalar gelir ve saklanan Kitty'i bulamadan evden ayrılırlar. Bu olanlardan ötürü sevdiklerini tehlikeye atmak istemeyen Kitty, oradan ayrılıp klüplerde çalışmayı kafasına koyar ve tüm engellere karşı çıkarak evden ayrılır. Daha sonrasında yakalanır ve benzerliği sebebiyle başbakanın ölen yeğeni Lila Hart'ın yerine geçmek zorunda bırakılır. Çünkü Lila Hart, yönetime karşı bir isyan oluşturarak kendi ailesine sırtını dönmüştür. Fakat bilmedikleri bir şey vardır; Kitty Doe'da bu isyanı desteklemektedir. Devam eden süreçte sırlar ortaya çıkar, olaylar peş peşe ilerler ve Kitty kendini sandığının da ötesinde bir yerde bulur. Açıkça söylemek gerekirse, kitap beklentimin çok altındaydı. Yazarın kalemi bana çok acemi geldi. Olayları anlatış şekli, karakterlerin davranışları... Bana bir yetişkinden daha çok küçük bir çocuk yazmış gibi geldi. Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.
Distopya
PiyonAimee Carter · Ephesus Yayınları · 20164,417 okunma
Ravens inceleme (2. incelemem)
Puan vermedi·368 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
İlk önce ben çok beğendim. Neyini beğendim diye soracak olursanız, hayır konusunu çok beğenmedim. Yazım dilini ve anlatımını çoook beğendim. İlk başta kitabı okumanızı sağlamak için her bölüm sonu bir merakta bırakıyor ve bölüm başları da ilginç başlıyor. Zaten ben de hayatımda ilk defa bir kitabı 3 günde bitirdim. Ve ne zaman tam artık karakterin işi bitti, kesin kötü son geliyor desem bir çözüm buluyor karakter ve benim aklıma gelmeyecek çözümler oluyor bunlar. Ayrıca evrenin güzelliği şaka mı? Betimlemelerle hem canınızı sıkmayacak hem de etrafı merakla hayal edebileceğiniz bir şekilde betimliyor. Kitapta çok fazla konuşma olmasa da (orta derecede konuşma var yine de) baş karakter Isobel ve Rook'un konuşmalarını heyecanla bekliyorsunuz ve eğlenceli oluyor bence. Tabii olumsuz eleştirilerim de var. Spoiler!!!!!!!!!: Sonda Kralı o kadar övüp, çok güçlü deyip, tüm krallıkların yöneticisi deyip, bir defa sadece göz kandırmacası gibi bir şey yaparak kralı çok kolay bir şekilde öldürdüler ve ben bunun iyi sonla bitmesi için yapılmış ve belki de çaresizlikten, belki de aceleye getirilmekten olduğunu düşünüyorum. Neyse iyi yorumlara geri dönelim. Bence karakterlerin bu kadar az sayfada düşüncelerinin gelişebilmesi ve değişebilmesi çok hoşuma gitti, ve bence bir karakter gelişimi gösterdiler başarıyla. Hem Isobel Rook'u değiştirdi hem de Rook Isobel'i değiştirdi(olumlu anlamda). Isobel'in de peri olmak istememesini çok iyi anlatıyor ve açıklıyor bence ve Rook da her zaman bunu anlayışla karşılıyor. Rook çok tatlış yaa, sevdim.İncelemem bu kadardı, okuduysanız teşekkürler. Belki acemi olduğum için çok iyi yorumlayamamış olabilirim umarım bazı kusurlarımı mazur görürsünüz. İyi günler :)
1000Kitap
RavensMargaret Rogerson · Guardian Yayınları · 2024284 okunma
Puan vermedi·152 syf.·
2026 123. kitabı
Cihânı başaşağı seyrediş bir hoş temâşâdır!" Der: Namık Kemal S:2'de 1962'de istanbul'un üsküdar ilçesinde doğdu. 1980'den itibaren başladığı yazı hayatına, çeşitli dergi ve gazetelerde makaleler yayımlamak suretiyle devam etti. 1985 yılından itibaren yayıncılıkla meşgul oldu ve birçok dinî eserin redaksiyon heyetinde yer aldı. hâlen, kendi kurmuş olduğu tibyan yayınları'nda bu mesleği sürdürmektedir. "Düşünme sükûnete ve sessizliğe ihtiyaç duyar; zira bilmeli ki ancak sessiz kaldıkça, kalabildikçe kişi özünün kendisinden talep ettiklerini gerçekleştirebilir. Düşünmenin sessizliğe olan ihtiyacını yanlış anlayan acemi düşünürler sessizlik ile sessiz bir ortamda bulunmayı anlıyorlar; gürültünün olmadığı bir yerde, sessizlik içinde, sükûnet halinde ancak düşünmenin yola çıkabileceğini sanıyorlar. Düşünmeyi sözün giysileri içinde ve sözün aracılığıyla tanımak arzusunda olanların düşünmenin özünü dilin içinde yakalayabileceklerini sanmaları hiç kuşkusuz bir yanılgı. Düşünce, düşülünce, yani kişi düşünmenin yurdundan ayrılıp sözcüklerin içine düşünce, faide ve istifade için ifadenin aracılığına başvurmak zaruretini hissedince, bir bakıma yola düşünce, yola çıkınca, kendi öz makamından daha aşağılara düşünce düşlenir. Küllüyatını tamamlamak için adımlıyorum Buyurun Düşünce Düşlenir
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Düşünce DüşlenirDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2020673 okunma
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 21:12
Dünya taklitçiler olarak bilinen uzaylıların işgali altında. Acemi asker Keyci Kiriya, hergün ölüyor ve yeniden aynı sabaha uyanıyor. Ancak fark etmediği bazı detaylar var. Bu detayları yakaladığında ise ölüm döngüsüne bakıi açısı tamamen değişiyor. Üstelik aynı bölükte uzaylılarla savaşan kıdemli Rita ile bir şekilde bağlı olduklarını hissediyor. ... Manga okumak bana göre romanlar arasında verilen kısa molalar gibi. Kesinlikle okuma hevesimi yeniden aşılıyor. Bu manganın da konusu gerçekten ilginçti. Karakter analizi açısından bakarsak çabuk adapte oldu içinde bulunduğu duruma. Her ne kadar ilk döngülerde korkusunu ve vazgeçişlerini okusam da devamında toparladı. Son kısımda devamı için merak uyandırdı. İlk fırsatta 2.cilt temini yapacağım. Mangalar için uzun yorumlar yapmayacağım çünkü zaten konusu itibariyle devam niteliği olan eserler. 2.cilt yorumumda görüşmek üzere. Bilim-kurgu ve aksiyon, gizem de olsun diyorsanız kesinlikle okuyun derim.
1000Kitap
All You Need Is Kill — Öldür Yeter Cilt: 1Hiroshi Sakurazaka · Akılçelen Kitaplar · 20151,847 okunma