insan et parçası olarak geldiği şu dünyadan mezarlık gübresi olarak mı gidecek? bütün sevinçler ve üzüntüler birer abartı mıydı? hiç manevra kabiliyeti yok mudur insanın? şu morgda yatan zavallı mesela. doğmayı o seçmemişti. ölmeyi de istemedi.
oysa insanlar şu puslu aynalarıyla ne kadar da böbürleniyorlar - hiçbir şey gördükleri yok, tek söyledikleri: burası da amma karanlık, ışık yok mu! sonra o ışıkları da kendileri söndürüp uykuya dalıyorlar. bu cengaverlerin korkusuzluğuna biraz şaşırarak, ama tam anlamıyla tüylerim ürpererek bakıyorum ve... hayret ediyorum! acaba korkmak için de müthiş yüksek, Benimki gibi bir zeka mı gerekiyor?
tepedeki yıldızlar huzurludur... tabi, onları ne rahatsız edebilir? huzursuzluk onların lügatinde yoktur. hep bir ışıltılı kutlama halindedirler; bu onların sonsuz balosudur.