çerağân sarayı'ndan büyükdere'ye
üşümek sonbaharında eski çınarların
kuytularda çürüdüğü bağdadî yalıların
yorgun sarmaşıklarıyla sarkmış bahçeye
soğuk kuşlar gibi dağılır boğazda
rüzgârın getirdiği donuk bir yağmur pusu
istinye'de gemilerin karanlık uykusu
yankılarıyla telaşlı geceleri bir bebek'ten
motorların taşıyıp o kadar bitiremediği
emirgân'da acılaşmak koyu bir semâverden
çaylar gibi kararıp kaç defalarca eski
Attila İLHAN