9/10
·320 syf.··
2026 25. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 02:46
Kitap, okuyucuyu yormayan, son derece akıcı ve sade bir dille açılış yapıyor. İlk 100 sayfa büyük patlamalar içermese de yazarın dili sayesinde sıkılmadan, rahat bir okuma sağlıyor. (İlk 100 sayfa) Bu evrede hikayeler derinleşiyor ve taşlar yerine oturmaya başlıyor. Büyük bir aksiyon olmasa da ortaya çıkan gizemler okuyucuda yoğun bir merak duygusu uyandırıyor. Yazar, tempoyu düşük tutsa da Merak Unsuru sayesinde kitaba bağlılığı koparmıyor. (100-160 sayfa arası) 160. sayfadan sonra kitap adeta vites büyütüyor. 200. sayfadan itibaren ise saf aksiyon ve tempo devreye giriyor. Bu noktadan sonra elden bırakılamayan, kesintisiz bir okuma deneyimi sunuyor. Kitap vaat ettiği psikolojik gerilim hissini okuyucuya birebir yaşatıyor. Okuma esnasında heyecan, gizem, korku ve gerginlik duyguları eş zamanlı ve çok güçlü bir şekilde hissediliyor. İlk yarısındaki sabırlı ve gizemli hazırlık, ikinci yarıdaki muazzam tempo ve duygu aktarımıyla birleştiğinde ortaya tam bir ters köşe klasiği çıkıyor. Keyifli okumalar dilerim..
TerapiSebastian Fitzek · Pegasus Yayınları · 20152,232 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 282. kitabı
Zülfü Livaneli, Konstantiniyye Oteli adlı bu çok katmanlı panoramik romanında, 2014 yılının İstanbul'unda lüks bir otelin açılış galasında bir araya gelen modern toplumun seçkinleri ile şehrin binlerce yıllık derinliklerinde yatan hayaletlerin yollarını kesiştirir. Yazar; Bizans'tan Osmanlı'ya, oradan günümüz metropol hayatına uzanan bir zaman tünelinde, fahişelerden imparatorlara, işçilerden muktedirlere kadar yüzlerce karakterin hikayesi üzerinden İstanbul'un büyüleyici, acımasız ve ölümsüz ruhunu zengin bir toplumsal hafıza anlatısıyla işler.
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202022,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·168 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 13:51
Hayatımın çok farklı bir zamanında okuduğum bir kitap oldu. Zor olaylar yaşarken yanımda, çantamda bu kitap oldu. Bu yüzden sanırım asla unutamayacağım. Ahmet Hamdi Tanpınarın benzetmeleri, tasvirleri, olayı ve hisleri anlatım biçimi beni her zaman etkilemiştir. Bu kitapta bunu çok üst seviyeye çıkarmış ya da beni çok etkiledi. Özellikle iki rüya arasında düşünceler başlıklı kitabın açılış bölümü bir harika. Her ne kadar yarım kalmış tamalanmamış gibi olsa da Behçet Beye mektup bölümüyle bu yarım kalmışlığı benim zihnimde tamamlamış oldu. Okuma sırası Sahnenin Dışındakiler kitabında. Not: Kitaplar kadar kitaplarına verdiği isimler de çok etkileyici.
Mahur BesteAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 20238,3bin okunma
9/10
·230 syf.··
2026 15. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:56
Kaç yıl oldu bu kitabı alalı bilmiyorum. O bana ben ona bakıp durduk yıllarca. Her şeyin bir zamanı olduğu gibi buluşmamız da bu zamanaymış. Tam kitaba uygun bir açılış cümlesi oldu :)) Yazarımızla ilk kez tanıştım bu kitapla, tabi şimdilerde takipteyim. Acaba Azra ile tekrar karşılaştı mı? merak etmekteyim. Evet ben de hiç bir karşılaşmanın tesadüf olmadığına ve tesadüf diye bir kavram olmadığına inanırım. Çünkü her oluş Yaradan emriyledir. Kitabımız Azra ile Hakan'ın bir haftalık fiziki olarak içsele yolculuğunu anlatıyor. Hikaye değil gerçek. Öyle bir yolculuk ki derviş gibi... Ekmek yok, para yok, telefon yok, Yol bizi nereye götürürse yolculuğu, teslimiyet yolculuğu. Yapabilir miyim diye kendimi düşündüm. Sanırım zor. Çok güzeldi. Okuyun derim. Keyifli okumalar.
Hiçbir Karşılaşma Tesadüf DeğildirHakan Mengüç · Destek Yayınları · 20217,4bin okunma
şehrinaz
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Kadim Sezginin Modern Dili: Diriliş İzleğinde Şehrinaz Yazar: Ebru Asya Şehrinaz, yazar ve şair Hayrettin Taylan’ın imzasını taşıyan üçüncü şiir kitabıdır. İlk baskısı 2019 yılında Çınaraltı Yayınları tarafından yayımlanan eser, 23 şiirden oluşur. 57 sayfalık hacmiyle ilk bakışta mütevazı bir görünüm sunsa da şiirlerin anlam yükü sayfa sayısıyla ters orantılı biçimde artar. Eserdeki çalışmalar dil üzerinde kurulan titiz bir denetimle serbest şiir formunda kaleme alınmıştır. Mısraların çoğunlukla uzun tutulması, şiirsel ritmi sabit bir ölçüye bağlamaktan çok, anlamın yayılma ve derinleşme biçimine göre kurulmasını sağlar. Kıtaların harf ve sayı sistemleriyle ayrılması metnin içsel bölünmesini görünür kılarak, düşünsel duraklar oluşturur. Kitaba adını veren Şehrinaz, şiirlerin genelinde somut bir figür ya da tekil bir muhatap olmaktan öte; şairin aşk, metafizik yöneliş ve tarihsel bilinç hâllerini kendisinde toplayan çok katmanlı bir sembol olarak belirir. Şairin kendi tanımıyla “Bütün büyük aşkların telmihler eşkâli” ve “Mistik duygulanışların gönül ummanı” olan Şehrinaz, metinler boyunca bazen bir inancın dili, bazen vuslatın adı, bazen de bir hatırlayışın odağı olarak dolaşıma girer. Şiirlerin sonlarında sıkça yinelenen hitap biçimi, Şehrinaz’ı hem özne hem de anlamı toparlayan bir bilinç merkezi hâline getirir; böylece şiirler, tekil bir muhataba değil, çoğul anlamlara açılan bir sesleniş etrafında bütünlenir. Kitap genel itibarıyla tasavvufî-modern şiir çizgisinde konumlanan, mistik ve metafizik bir poetik hattın sürekliliğini ortaya koyar. Şair, eser boyunca klasik tasavvuf düşüncesini öğretici bir söyleme yaslanmadan, çağdaş bir bilinçle yeniden kurar; şiirler yer yer irfanî bir hitap, yer yer içe yönelmiş bir iç monolog olarak şekillenir. Metinlerde;
Şiir
ŞehrinazHayrettin Taylan · Çınaraltı Yayınları · 20191 okunma
Puan vermedi·244 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 08:47
bu yoruma zabel yesayan’la la açılış yapacağım. neden mi? çünkü sırpuhi düsap’ın ismini ilk kez zabel’in üsküdar’da geçen yaşamını anlattığı silahtar bahçeleri kitabında duydum. zabel yesayan o dönem düsap’ın kitaplarını okuyor ve feminist yazarın eserlerinde kendini üzen sorunlara derman arıyormuş. ve bir gün arkadaşıyla beraber düsap’ın pera’daki evine giderler. zabel yazmak istemekte, fakat tam olarak nasıl yapacağını bilememektedir. o gün düsap bu iki genç kızla cesaret verici şekilde konuşmuş bir yandan da yazma eyleminin içinde kadın olmanın zorlukları uyarısını da yapmış. zabel düsap’ı sever de ben alıp okumaz mıyım… mayda, biri genç biri orta yaşında iki kadının kayıplar, annelik, aşk, toplumsal normlar ve hayat üzerine mektuplaşmaları. genç bir kadının kendinden tecrübeli bir kadına, yargılanmayacağını bilerek içini dökebilmesi ve onunla dayanışmasını okumak çok güzeldi. bu arada mayda 1883 de yazılmış. kitap basıldığında ünlü erkek edebiyatçılar tarafından epeyce eleştirilmiş. eleştirmeseniz şaşardım. düsap mayda’da 19 yy kadınının can yakıcı konularına değinmiş. bu açıdan mayda o dönemin ermeni feminizminin manifestosu olarak okunabilir. ayrıca mayda görünürde anlattığının ötesinde derin katmanları olan bir metin. hem bu kitaptaki mayda ve siranuş’un birbirine desteği hem düsap’ın kapısına giden iki genç kadına yaklaşımı geleceğe ve kadınlara olan inancımı tazeleyiverdi. son olarak diyeceğim odur ki : kadın kadının yurdudur.
MaydaSırpuhi Düsap · Aras Yayıncılık · 20253 okunma