Bana acıma. Acınacak haldeysem kalkarım; kalkamayacaksam acıman da bir işe yaramaz. Üstün hissediyorsan söyle, hiç değilse dürüstlüğün için sana acırım :)
Duygu ve Düşünce
Monolog - 24
Çoğu kez zihnimdeki karmaşık düşüncelerin susması gerektiğini düşünüyorum. Zira içimde yankılanan bu anlamsız söylevler, ne ruhumun karanlığını aydınlatıyor ne de acıma bir anlam kazandırıyor. Düşündükçe karanlık büyüyor, ben ise yavaşça yok oluyordum.
Felsefe
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
George Carlin
"Aşırılığa kaçan şeyleri seviyorum. Ölçüsüz davranışları seviyorum. Ölçüsüz dili. Ölçüsüz şiddeti. Bu eğlenceli. İlginç. Heyecan verici. Tabiat azgın olduğunda bu hoşuma gidiyor. Bu yüzden doğal afetleri de seviyorum. Meydana gelen doğal afetler. Lanet olsun, çok seviyorum. Gerçekten kendimi alamıyorum. Doğa çıldırdığı zaman, etraf dağıldığında, insanlar korkup, mülke zarar geldiğinde inanılmaz derecede mutlu oluyorum. Olaya şöyle bakıyorum. Yüzyıllardır insanoğlu elinden geleni yaptı. Yıkmak kirletmek ve doğanın düzenini bozmak. Ağaç kesme, maden ocakları, atmosferi zehirleme, okyanus balıkçılığı, nehirleri ve gölleri kirletme. Bataklık ve akiferleri kurutma. Şimdi de doğa da karşılığını alıyor. İnsanoğlu afetlerle kafasına darbe yiyor, hayaları tekmeleniyor. Bu hoşuma gidiyor. Ne olursa olsun insanoğluna karşı gram acıma duymam ben."
Sevmek
Ölülere acıma Harry. Yaşayanlara acı , her şeyden çok da sevgisiz yaşayanlara ...
İt olana tasma yerine taç takanlara duyrulur: Baya tuzlu oldu (:
Bugün 2 ölçek mini tartoletlerin yarısıyla çikolatalı kurabiye yapacaktım. Dün akşamdan hamuru hazırlayıp dolaba atmıştım. Normalde ince tanecikli tuz kullanıyoruz ve ben buzdolabı poşedinde şeker (!) buldum. O an taneciğine göre karar kıldım ve biraz loştu. Tuz olmasının mümkünatı yoktu. Ve damla çikolata koyacağım için normalden az şeker koydum. Hamurun tadına bakacaktım unuttum. Bugünle birlikte toplam 3.30 saat harcadım. Bizimkilere kahve yapıp götürdüm. Ablamla konuşurken anneme de yemesi için ısrar ediyordum. Kadın yedi ve "Bu ne böyle tuzlu baya?" dedi. Tipiyle şaka yapıp yapmadığını anlamadım. Sonra ablam da ısırdı ve ağzından direkt hafifçe tükürdü. Ve "Haahahaa çok komik tamam, şimdi sıra bende." deyip kahveye bandırdığımı daha ısıramadan baya tuz tadı geldi ve "Ohaa şaka değilmiş. İnanmıyorum bu nasıl tuz olabiliiirr?" ama sona doğru sinirden ağlamaklıyım. "ŞEKER BÖLÜMÜNDE TUZUN NE İŞİ VARDI? BUZDOLABI POŞETİNDE TUZU KİM KOYDU?" diye biraz sinirlenirken bir sıcak bastı, bir tansiyonum düştü anlatamam. Güldük de baya ama hep sinirden ve öyle böyle yaşanan aptallıktan. "Sahte meyve tabaklarına benziyor: Biz ona bakıyoruz o bize bakıyor ama yiyemiyoruz. Hoş bu gerçek ama yiyemiyoruz yine de. ><" deyince annemin çözümü "Üzülme ıslatır tavuklara yediririz." oldu. "Bunun yarımını yiyen tavuğun yaşayabileceğini düşünüyor musun, hepsi çöpe. -_-' Ben yapmış olsam bile hiçbir albenisi yok. Sen nasıl yedin anne, delirdin mi?" deyince "Sen ısrar ettin, yemesem üzülecektin." dedi. 🤦‍♀️ Ben zaten minik kurabiye ve minik şekilde yapmıştım. Tatsın istedim ama tuzlu olduğunu bilmiyordum. İlk tepsi de çıkınca normalde tadarım ama tadasım gelmedi, yemek için hep birlikte olmayı bekledim. 😅😅🤦‍♀️ Poşet suçlusu annem. Ve ilk onda patladı. Tuzu seven ben bile o kahveden ötürü
Hayata Dair
İçerisi
Korkuyorum. Bu içimdeki hisse ne denir bilmiyorum ama bu hissin gitmesinden korkuyorum. Bu aralar hiç o hisse bürünemedim. Bu aralar acı çekmiyorum. Korkuyorum o acı gidecek ve bu his de gidecek diye. Hayata olumlu bakmaya başladım. Korkuyorum. Eski beni unutmak istemiyorum. Gündelik şeyleri dert edinmek bana çok sıradan geldi. Hep sıradan olmak isterdim ama olmaya başlayınca, emin değilim. Acı çekmem lazımmış gibi geliyor. Belki de alışık olmadığımdan. Belki de ben acı çekmeye alışığım. Ben bilmiyorum, hiçbir şey bilmiyorum. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Sanırsam iyileşiyorum ama korkutucu geldi. Şu an bir anlık o hissin gelmesiyle yazıyorum. "Umarım gitmez." diyemiyorum çünkü kendime güvenmiyorum. Muhtemelen benim için iyi olan iyi hissetmektir. Ne kadar aklım bunu söylemese de... Sanırım acıma anlam arıyormuşum sadece. Bana asıl acı veren şey acımın anlamsızlığıymış. Genelde zaten karşı tarafın hatası yüzünden acı çekersin. Seninle ilgisi yoktur. Ama sen üzülürsün ve anlam vermeye çalışıyorsın. "Bunlar oldu, çünkü ben değersizim." ama seninle ilgisi bile yoktur. Olabilir. Biraz acının anlamsız olmasına izin ver.
Duygu ve Düşünce