Bitüliçe

Bitüliçe
Resim/Sinema/Teoloji
Kimsesiz evin de kendine göre bir sesi varmış. Hareketi bile var. Tül perdeler sallanıyor, çiçeğin yapraklan kımıldıyor, kırlent dayadığın yerden düşüyor, kaç yıldır asılı duran çerçeve çivisinden çıkıyor, süt taşıyor, su kaynıyor, kapı arkasındaki süpürge devriliyor.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Reklam
Gamzeli adamdan sertlik görmezsin. Sert adamın gamzesi olmaz zaten.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Dedemin anlattığı Parmak Çocuk masalı aklıma geldi. Çocuğu olmayan kadın hamurdan çocuk yapıyordu kendine. Ben de anne yapıyordum sanki kekten. Revaniden anne... Çok tatlı, şerbetli bir anne.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Bir yalanı ne kadar çok kişiye, ne kadar sık anlatırsan o kadar kolay gerçeğe dönüşüyordu.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Daha geçerli sebepler istiyordu toplum bizden. Hiç değilse şiddetli bir geçimsizlik istiyordu. Oysa şiddetsiz, sessiz bir geçimsizlik de az şey değil ki. Aynı evi paylaşan, hiç konuşmadan, kavga etmeden, birbirine dokunmadan seneler geçiren insanların geçimi de geçimsizlik değil mi? Çiçeği ha bir günde koparıp atmışsın kökünden, ha yavaş yavaş solmasına izin vermişsin.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Reklam