Bitüliçe

Bitüliçe
Resim/Sinema/Teoloji
lisans
290 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·396 syf.··
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 12:03
​Emma, o boğucu taşra kasabasında aradığı büyük aşkı ve tutkuyu bulamayınca gerçekliğinden kaçmak için tutunacak dallar arıyor; ama ne kocasının silik kişiliği ne de yaşadığı yasak ilişkiler, onun derin boşluğunu doldurabiliyor. Tabii Emma'yı da masum ilan edemeyiz çünkü o, yaşadığı mutsuzluğun faturasını sürekli başkalarına çıkarıyor, doyumsuzluğuyla kendi etrafındaki hayatı da zehirliyor. Kendi kurduğu hayali yaşamak uğruna hem kocasını hem de çocuğunu göz ardı ediyor, kendi arzularının peşinde sürüklenerek felaketine adeta zemin hazırlıyor. En acı olanı ise, o kendi hatalarının bedelini canıyla ödeyip silinip giderken, hayatını mahveden erkeklerin hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam edebilmesi. Flaubert, Emma’nın bu bencil ve gerçeklikten kopuk hatalarını asla gizlemiyor ama onun o ruhsuz dünyada nasıl nefessiz kaldığını da çok iyi anlatıyor. Kocası Charles, karısını çok seviyor ama donanım olarak Emma'nın gerisinde kalıyor. Okurken Charles'a hem sinir olup hem üzülüyo insan. Sonuçta Madame Bovary, hem Emma'nın kendi içindeki yıkımın hem de toplumun o acımasız, çifte standartlı düzeni altında ezilen tüm gerçekliği gözler önüne sermiş.
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,7bin okunma
Puan vermedi·412 syf.··
2026 21. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 00:21
​"Harari’nin Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens kitabını okurken, insanın sadece evrimsel bir kazadan ibaret görülmesi ve manevi derinliğimizin bu kadar sığ bir 'kurgu' olarak
Hayvanlardan Tanrılara: SapiensYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 202342,5bin okunma
Puan vermedi·444 syf.··
2026 18. kitabı
·
80 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 03:49
​Kitap, dış dünyanın aslında kendi iç dünyamızın yani psikolojimizin bir yansıması olduğunu savunuyor. Dreamer'a göre başımıza gelen her olay, hastalık, yoksulluk, mutsuzluk ve tüm kötü şeyler aslında bizim içsel durumlarımızın dışarıya yansıması.Başımıza gelen iyi veya kötü her şeyin sorumlusunun yine biz olduğumuzu söylüyor. Kitaptaki o meşhur 'Düş' kavramı ise basit bir hayal kurmak değil; hayatı inşa eden en güçlü enerji olarak anlatılmış. ​Nefis terbiyesine benzeyen kısımları (az yemek, az uyumak, öz denetim gibi) çok tanıdık geldi. Ama öte yandan kitabın 'ölüm bir hatadır' dğşüncesi ve insanın kendi kendinin yaratıcısı olduğu vurgusu, kader inancımla ters düşüyor. İnsanın kendi dünyasının yaratıcısı olduğu, unutmuş tanrılar olduğu yönündeki ifadeler, tevhidi inanç açısından oldukça rahatsız edici geldi bana. Yine de Lupelius’un derin öğretileriyle dolu olan kısım hoşuma gitti. Farklı bakış açıları görmek güzel:)
Tanrılar OkuluStefano D'Anna · Sinedie Yayınları · 20155,5bin okunma
7/10
·172 syf.··
2026 15. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 18:30
Doğan (akademisyen) ve Arzu(universite öğrencisi), yıllar sonra karşılaştıklarında üniversite sıralarındaki o eski hayranlık, zamanla yerini derin bir özleme bırakmış. İkisi de artık evli ve çocuklu bireyler olarak bu büyük duyguyla sınanıyorlar. Gerçek hayatta yakinlarimizda görsek olmaz boyle bir sey, olmamali, cok yanlis diyeceğimiz bu durum, kitapta aslında çok kacinilmaz ve romantik bir dille anlatılıyor. Arzu'nun sessiz hayranlığı, Doğan'ın olgun karakteriyle birleşince iki mutsuz evlilik sonucu bir yasak aşk ortaya çıkıyor. Her iki karakter de kurulu düzenleri ile kalplerindeki fırtına arasında büyük bir sınav veriyorlar. Dışarıdan bakınca imkansız ve yargılanmaya açık bu aşk, sayfalar ilerledikçe insanı epey sürüklüyor. Okur olarak onlara yer yer kızarak, yaşadıkları bu kaçınılmaz içsel savaşa bir noktada ortak oluyoruz. Aslında bu hikaye, kalbin zamanlamasının her zaman hayatın gerçekleriyle uyuşmadığını anlatmaya çalışmış. Romantika, insanın kendine bile itiraf etmekte zorlandığı duyguların varlığını ortaya koymayı hedeflemis diye düşünüyorum, bunda da gayet başarılı olmuş..
RomantikaTurgut Özakman · Bilgi Yayınevi · 20215,5bin okunma
Puan vermedi·517 syf.··
2026 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 21:20
Martin Eden, aslında sevdiği kızın dünyasına girmek için kendini paralayıp bir hiçten dev bir entelektüel yaratan bir adamın hikayesi. Ama zirveye çıkıp her şeyi başardığında, o hayran olduğu üst sınıfın ne kadar boş ve sahte olduğunu, eski hayatının ise artık ona dar geldiğini fark ediyor. Yani ne oraya ait olabiliyor ne buraya; tam ortada, korkunç bir yalnızlıkta kalıyor. Sonunda o kadar yoruluyor ki, elde ettiği şöhret de para da ruhundaki o büyük boşluğu doldurmaya yetmiyor. O da en iyi bildiği yere, denizin o derin ve sessiz huzuruna sığınmayı seçiyor; yani bir nevi "kendi elleriyle yarattığı" adamı, yine kendi elleriyle bitiriyor. Sonu intihar olmasa iyiydi yaa :/
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,5bin okunma