Aşk, bitmeyen, ebediyete doğru giden bir süreçtir; pişiren, olgunlaştıran, yetiştiren, insana insanlığını kazandıran, hayatını anlamlandıran bir disiplin, bir ateştir.
"Ruhunu besle, yola o çıkacak; beden boş kapsül, bırakıp gideceksin. Bütün mesaini bedenine harcarsan ayağı çamura çakılıp yürüyemeyen eşek gibi olursun."
Diyor ya şairimiz; aşkı, imanı görmek isteyen hac mevsiminde Kâbe-i muazzamaya baksın. Beş milyon insan, kara taşın etrafında, deniz dalgaları gibi dönüyor. Bin dört yüz yıl önce bir yetim öyle dedi diye... Aşk budur işte, aşk budur. Söz yerini buldu, hedefini buldu, çünkü kalbe gidiyor.