Oysaki ben, söz geçirsebilseydim zihnime eğer; önümdeki bomboş kağıda çizdiğim ilk şey
iki mavi fırça darbesi olmazdı.
Ve silebilseydim bugünü dünden evvel, yarın için bu geceden uyumama gerek kalmazdı.
İnan,
görebilseydim geleceğini, önceden;
ayak izlerimi sildiğim bu kaldırımlar,
bu kadar ıssız durmazdı.
Şu dünyayı adamakıllı görmeden,dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki? Yaşadığımızın farkına varamayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz?