(𝙈𝙪𝙝𝙖𝙢𝙢𝙚𝙙 𝘼𝙩𝙖𝙡𝙖𝙮)
İnsanın dünya sürgünü üç fasıldan ibarettir: Çocukluk, gençlik ve yaşlılık... Nihayetinde herkes Yaradan’a, yani asıl ait olduğu mutlak merkeze döner. Mesele, bu üç faslın takvimini nasıl doldurduğundur.
Bir erkek çocuk, evlenip baba olana kadar hayatın hamlığından geçer; o yollar zorluk ve meşakkattir. Fakat baba olmak, o çile eşiğinden atlamaktır. O eşikten sonra adam; gecenin ayazına, çölün sıcağına bakmadan, bıkmadan ve usanmadan rızık peşinde koşar. İşte 'baba', o rızkı hem ekmek hem de bir şeref bilip evladına taşıyandır.
Hayatın ağır yükünü omuzlarında sarsılmaz bir kale, dik bir dağ gibi taşıyan; geceyi gündüze rehin veren o büyük adama bir vefa borcum var: Ona sadece dünyalık bir mirasçı değil, ötelerde de alnını ak edecek 'Salih bir evlat' olabilmek...
Babalar Günün kutlu olsun, mekânın ebedî cennet olsun inşallah. Bu mukaddes yükü taşıyan tüm babaların gününü kutlar, hürmetle ellerinden öperim.