"Bana göre bunun tek bir açıklaması var; bu adam kendi özüne olan saygısını kaybetmek istemiyor. Besbelli ki kendiyle kurduğu ilişki özel ve önemli... Kimse bilmiyor ama sen kendin biliyorsun. Ve sen, kendin için dünyadaki en önemli insansın. Öyle olmalısın! Aksi halde yaşadığın hayat senin hayatın olmaz, -mış gibi bir hayat sürersin. Bu yüzden 'benim hayatım' diyebilmen, 'Yaşadım!' diyebilmen için her zaman, bu durumda olduğu gibi kimsenin bilmediği bir koşulda dahi, sen kendin için doğru olanı, adil olanı yapmalısın."
Kendi hakkındaki fıkrayı dinliyorsun ve yürekten gülüyorsun.
Alıntı
Reklam
"Kroisos, odun yığınının üstünde ayakta durmuş; böyle tam bir felaketin ortasında Solon'u düşünecek zaman bulabilmiş ve şu sözün tanrısal anlamını kavramıştı: "Hiçbir canlı mutlu değildir" ; bunu düşünmüş, göğsünden derin bir inilti yükselmiş ve karanlık bir dilsizlikten çıkarak, üç kez, "Solon! " diye bağırmış. Bunu işiten Kyros, adamlarına buyurdu, "Kroisos'tan sorunuz, bu çağırdığı kimdir? " diye; bunlar odun yığınına yaklaşıp sordular. Kroisos bir süre sustu, cevap vermedi, sonra kesin bir emir üzerine şunları söyledi: "Bir adam ki, dünyayı yöneten kişiler onunla konuşabilmiş olsaları, bu benim için büyük hazinelerden daha değerli bir şey olurdu. "
Sayfa 50·Kitabı okuyor
Bir adam acı çekiyorsa, en büyük merhamet onun yarasına dokunmamak değil mi?
Geçmiş kaynaklarda nakledilen rivayetlerden birine göre, Lokman Hakîm oğluna şöyle demiştir: "Ey oğulcuğum! Helal kazanmak sûretiyle kendine yardım et. Sakın unutma ki fakir düşen kişi mutlaka şu üç kötü duruma da maruz kalır: dînî konusunda zafiyet gösterir, aklında zayıflık meydana gelir, toplum içerisindeki değerini (mürüvvet) kaybeder. Bu durumlardan en kötü olanı ise insanların onu hafife alması ve adam yerine koymamasıdır."
Sayfa 132 - Karınca Polen Yayınları | KAZANÇ VE MAİŞET/GEÇİM ÂDÂBI
Bazen görünür bir sebep olmadan insana önünden geçtiği yapı, bir sokak köşesi, üstünde oturduğu sandalye hayatında önemli bir yer tutacakmış gibi gelir.
Alıntı
Reklam
Reklam