İnsan beyninin karmaşıklığı hakkında
10/10
·262 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 17:05
Bu kitap beklediğimden çok daha etkileyiciydi. İlk başta bilimsel ve ağır bir okuma olacağını düşünmüştüm ama her bölümde farklı insanların gerçek hikâyelerini okumak ilgimi çekti. Bazı vakalar karşısında şaşırdım, bazılarıysa gerçekten hüzünlendirdi. İnsan beyninin ne kadar karmaşık olduğunu hissettiren, okuduktan sonra uzun süre akılda kalan bir kitap oldu benim için
Karısını Şapka Sanan AdamOliver Sacks · Yapı Kredi Yayınları · 20206,4bin okunma
Abdülhak Şinasi Hisar - Çamlıca'daki Eniştemiz
Puan vermedi·203 syf.··
2026 20. kitabı
Kitap roman olarak geçiyor olsa da bence tam bir enişte biyografisidir. Araştırıldığında bu eniştenin aslında tam olarak bir kişi değil, yazarın yakın akrabalarından belki birkaç kişinin toplanıp tek bir vücut bulduğu kurgusal bir karakter olduğu görülür. Eserin üslubu bana Ahmet Hamdi Tanpınar'ı; özellikle de Beş Şehir'i anımsattı. Onda da artık var olmayan bir şehir dokusunu en ince detayına kadar anlattığı için sıkılmıştım bu eserde de aynısını bilhassa Çamlıca tasvirlerinde yaşadım. İsminin hakkını verecek şekilde yazarda büyük bir Çamlıca sevdası vardır ve kitabın en az %20'si Çamlıca'ya ve onun orada yaşadığı mazisine övgüdür diyebilirim. Burada en dikkat edilmesi gereken nokta artık var olmayan aile gelenekleri ve sosyal yapıların ele alınmasıdır. Eser o zamanlar bir çocuk olan anlatıcının Çamlıca'daki enişteleri Hacı Vamık; namı diğer Deli Vamık'ı tasviriyle ve deliliğe makul bir övgüyle başlar. Babıali onu mutasarrıflık, defterdarlık, valilik gibi çeşitli görevlere verip verip geri almaktadır. Eserin ilerleyen bölümlerinde kendisinin hakkında vazife başında yolsuzluk söylentileri olduğu da verilecektir. Doğal olarak maddi durumu ortalamanın oldukça üzerindedir. Konaklarında hizmetçiler çalışmaktadır. Yazara göre, akıllı dediğimiz insanların sağı solu belli değildir; iyilik beklediğimizden kötülük, sadakat beklediğimizden ihanet görme ihtimalimiz her zaman oldukça fazladır; ancak deliler öyle midir? Deli daima delidir, şaşırtmaz, daima doğasına uygun davranır. Hacı Vamık enişte lakırdı etmeyi pek seven, kendine has ve eğlenceli bir konuşma üslubu olan bir adamdır. Hemen her şeyle ilgili bir fikri veya anısı vardır. Yalnız kaldığı zamanlar harici konuşur; hâttâ yalnız kaldığında bile bazen kendiyle konuşur bazen de türkü söyler. Yeğenlerine daima "can didem"
Çamlıcadaki EniştemizAbdülhak Şinasi Hisar · Bağlam Yayınları · 1996421 okunma
Reklam
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Matt Haig'in yeni çıkan romanı olan "Gece Yarısı Treni", daha sosyal medyadaki duyurusuyla beni çok heyecanlandırmıştı. Kitap raflarda yerini aldığı gün ben de hemen sipariş verdim. Adından da anlayacağınız üzere Matt Haig'in yeni romanı, 'Gece Yarısı Kütüphanesi' ile aynı evrende geçiyor; hatta yazarımızın yeni kurgusunda o kitaba gönderdiği ince bir selam bile bulunuyor. Lakin aynı evrendeki iki kurgu arasında çok temel bir fark var: Gece Yarısı Kütüphanesi'nde Nora Seed bu evreni yaşam ile ölüm arasındaki o alanda yaşamıştı, yeni romanda ise Wilbur bu evreni ölümünden sonra deneyimliyor. Yazarımız ana kahramanı üzerinden yaşamın mucizeviliğini, hataları, pişmanlıkları, sevgisizliği, insanın sevmek ve hoşgörülü olmak konusunda her zaman daha iyisini yapabileceğini okura çarpıcı anılarla sorgulatmayı hedefliyor. Haig, günlük konuşma dilinde yalın bir üslup kullanırken kurgusu her zaman olduğu gibi çok sürükleyici. Alt metinde yoğun bir duygusallık hakim... Kahramanın yaptığı yanlışlar ve bunların hayatındaki insanlara etkisi; okurken insanın içini hüzünle dolduruyor. Özellikle son bölümlerde, ayrı bir duygusallık sarmaşık gibi tutunuyor kalbimize... Romanın bu yönünü çok sevdim. Çok beğendiğim bir okuma oldu. Bu kitabın da yayın haklarının alınıp ileride beyazperdeye uyarlanacağını düşünüyorum. Sean Penn veya Robert De Niro'dan bir Wilbur görmek sizce de keyifli olmaz mı?? Ana kahramanımız Wilbur Budd, 81 yaşında... Geçmişinde büyük acılar yaşamış, yoksulluğu deneyimlemiş bir insan... Bu hayatta en çok Maggie'yi seviyor. Tatlı tesadüfle başlayan iletişimleri kopuk kopuk devam etse de yetişkinliklerinde evleniyorlar. Rüya gibi başlayan evliliklerinde ışık her geçen yıl solarken Wilbur, evliliği ve sevgiyi beceremiyor. Çünkü yaşadıklarından dolayı cesur olmakta
Edebiyat
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026315 okunma
Puan vermedi
Yazarın yazmış olduğu kitapların Büyük bir kısmını okumuş bir kimse olarak Kitapların benim açımdan Akıcı ve yer yer de Bayağı eğlenceli olduğunu söyleyebilirim. Ve her defasında Aklımda aynı soru vardı, Bu adam nasıl oluyor da Beş kez başbakanlık yapan Ecevit Bey'e bu kadar benzeyebiliyor
Düşünce
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,5bin okunma
3/10
·320 syf.··
2026 32. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
germeyen kitapları 'psikolojik gerilim' diye pazarlama işini azaltabilir miyiz ben yiyorum da.. Eden, koşusundan eve döndüğünde anahtarının kapıya uymadığını fark ediyor. zili çaldığında kapıyı isminin Eden olduğunu söyleyen ve kendisine korkunç derecede benzeyen bir kadın açıyor, arkasından da kocası geliyor ve ona onu tanımadığını burdan gitmezse polis çağıracağını şöylüyor. polis geldiğinde gerçek Eden'in kendisi olduğunu söylese de ne polis ne de kasabadakiler ona inanıyor. ortada kimliğini kanıtlayabilecek hiçbir şey yok konu ÇOK iyiydi ama yazarın ottan çöpten gizem kasma çabasından kaynaklı harcandı.. asıl merak ettiğim şeylerin cevabını almak yerine onların üzerine bommmmboş umrumda olmayan gizemler eklendi, sonra asıl olaya merağım gitti. ortada bi gerilim yoktu, merak da kalmayınca öyle kuru kuru okumuş oldum yazar, kitap boyunca karakterlerin başından beri bildikleri gerçekleri ve süreçte öğrendikleri bilgileri benden sakladı (mesela kadın mektubu açtı okudu ama bana ne yazdığını söylemedi. e abla eşek başı mıyım burda?), sonra kitabın sonunda bunları söyleyince de şok olmamı bekledi. şok yerine sinir oldum. neler döndüğünü bilmeyen bi bendim bi de köpekti herhalde(şaka) "güvenilmez anlatıcı" falan diyenler vardır ama bence karakterler kendi iç düşüncelerinde bile gerçeğe ters şeyler düşünüyorlarsa bu "güvenilmez anlatıcı" olmuyor. okuyanı şok etmek için onu enayi yerine koymak oluyor🩷🩷 (uyduruk bi örnek vericem mesela adam, kadının ayakkabısı için "onun ayakkabısı" diye düşünüyor ama aslında ayakkabı başından beri kendisininmiş ve adam bunu biliyormuş. kendisinin olduğunu bildiği bir şey için yalnızken kafasının içinde "AYAKKABIM" diye düşünmesi gerekmez mi???. yüzeysel bi örnek ama kitapta ayakkabıyı temsil eden şey büyük bir şey) çözülmesi gereken
1000Kitap
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 2026102 okunma
Puan vermedi·90 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 15:20
Redditteki bi yazıyı paylaşmak istedim çünkü kitabın sonu ve içeriği hakkındaki alt metni iyi yorumlamış gibi hissediyorum. Ve spoiler içeriyor. Anlatıcı, üniversitedeki erkek arkadaşı tarafından tecavüze uğradı (son sayfada bahsediliyor), bu da ilk uykusuzluğunun nedeniydi. O zamanlar bunu işleyemediği ve kimse depresyonunu fark etmediği veya umursamadığı için hayatına devam ediyor. Ancak o travmanın bastırılmış anısı, uyanık rüyasında (karanlık adam, onu "uzun, dar, yuvarlak bir şey" ile tuzağa düşürüyor) geri geliyor, muhtemelen 30. doğum günü nedeniyle ve olaydan önceki kaçışına, yani edebiyata gerilemesini tetikliyor. Tezinin, genç kadınların hayatın karanlık gerçeklerini keşfettiği hakkında yazan Katherine Mansfield üzerine olması tesadüf değil. Tolstoy ve Dostoyevski'ye dalmak yardımcı oluyor, ancak başka bir yol da izliyor: "Üç genç adam bir çifte saldırdı. Adamı öldürdüler ve kadına tecavüz ettiler" olayının geçtiği yere gidiyor. Travmasını tekrar yaşıyor, ancak sonunda bir erkek gibi giyiniyor, (bilinçaltında) öldürülecek kişi olmayı umuyor. Yani son sahne, saldırıya uğrama fantezisi, aynı zamanda travması tarafından tuzağa düşürülme ve çıkış yolu bulamama hissini de ifade ediyor: "Asla anahtarı alamayacağım....Tek yapabileceğim ağlamak. Gözyaşları akmaya devam ediyor" (tıpkı uyanık rüyasında sürahiden dökülen su gibi). Neyse, benim düşüncem bu. Ama çok şey oluyor. Cehennem gibi bir hikaye. refernas aldığım kullanıcı: reddit.com/user/Forward-To...
UykuHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20153,732 okunma
Reklam
Reklam