Her kilitli kapının bir anahtarı vardır.
Her sorunun bir çözümü vardır... Diyerek yaşama tutunan insanların sokağına bir yolculuğa ne dersiniz? Benim memleketime, benim mahallelerime , yürürken aşındırdığım Küçük Saate, Kocavezire... Canım Adanam'a.. Kanalına, Tan Sinamasına, Abidinpaşa'ya... Yalın ayak çocukların sıcaktan kavruk tenlerine, mahallede oynadıkları oyunlarına sımsıcak bir yolculuğa çıkarıyor bizi Muzaffer İzgü... Boru trampet eşiliğinde doğduğu 29 Ekim 1933 yılından, delikanlılık yıllarına kadar.. Hele gardaş hazırsanız takılın peşimize
.
Muzaffer nam-ı diğer Muzo... Fakir hanelerinin ikinci çocuğu... Bir abisi var, bir anası bir de iş hayatında dikiş tutturamayan babası... Çamurdan sıvadıkları evde kışta kıyamette yarı aç yarı tok yaşam mücadelesi veriyor Muzo.. Her işi yapıyor... Mısır satıyor, şeker satıyor, çaycılık, bulaşıkçılık, ırgatlık... Tek hayali var okumak... Her sene ertelenen okuluna devam edip etmeyeceğinin kararını ise bıyıkları veriyor Ahh bi de yürek yangını var ki Raziye.. Pambık tarlalarında sinek demeden sıcak demeden düşüyor peşine... Muzo 'nun çok küçük yaşlardan itibaren verdiği hayat mücadelesi, ne yiyelim zıkkımın kökünü mü mantığıyla hep daha fazla çalışmaları, filme konu olmuş hayatı mutlaka okunmalı der, memleketim kokulu bu güzel eseri tavsiye ederim Hepinize şimdiden keyifli okumalar dilerim Kitapla Kalın