10/10
·639 syf.··
Beğendi
·
2025 73. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 10:06
‍ Kitabı okurken mis kokulu toprağın çiseleyen yağmurla buluştuğu o kokuya , portakal limon çiçeklerinin kokusu eklendi âdeta... Annemin üzeri naneli sarımsaklı tarhana çorbasının tadını hissettim okurken...Öyle ya Çukurova sevdalısı olmak başka bir şey... Alacakaranlığı ayrı günbatımı ayrı kavuran güneşi ayrı Adanam... Gavur dağlarından Anavarza kalesinin eteklerine doğru yol aldım, dağ taş demeden yılana çiyana meydan okudum sanki İnce Memedle...‍ Nasıl yazmışsın diye diye minnet duydum koca yazar Yaşar Kemal'e...Rahmetle andım durdum... Yine Ferhat Hoca gibi, kişilikli, derinlikli düşünüp inananları sorgulamaya davet eden hocaların sayısı artsa bu ülkede çok şey değişir diye umut ettim... İnce Memed Hürü Anayla Seyran'ı yanına alıp kasabaya yerleşir yerleşmesine de bu kez zülmeden ağalar tabiri caizse kravatla mecliste yer alır..! Hak hukuk kavgası biter mi hiç..! Kasaba'ya inen Memedi kim tutar artık... Alışmış bir kere...Tekrar dağın yolunu tutar... Pirince karışmış beyaz taşları ayıklamaya koyulur İnce Memed... Ve zülüm altında inledikçe insanlığın bir sinekten farkı olmayacağını, haksızlığa başkaldırmayan halkın bir solucandan da mutsuz olacağını anlatan Ferhat Hoca'nın vaazı yankılandı kulaklarımda... Sonra dedim iyi ki bir Yaşar Kemal geçti bu ülkeden...‍ "Yanına yörene topladığın beş on kopuğa güvenme." "Bütün ağaçları kesen baltanın sapı da ağaçtandır." " Eeeey, insanoğlu, sen solucan, sen karınca, sen böcek değilsin. Allah seni bir tek şey için yarattı, başkaldırman için yarattı." #incememed4 #okudumbi̇tti̇ #okurbaz #tavsiyekitap #bookstagram @artjophiel ‍
1000Kitap
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,5bin okunma
10/10
·248 syf.··
2025 9. kitabı
Onlar sadece iki kırılgan sümüklüböcekti, değişir görünseler de hep aynı kalan evlerinde. . . "Hatırlamak için ne yapmak gerektiğini biliyordum ama nasıl unutulur, hiçbir fikrim yoktu. Zamanı geri alamazdık! Zamanı geri alamıyorsak peki nasıl unutacaktık? Hiçbir tane zaman silgisi yoktu ki!" . . Kahkaha mı kaçırır sadece yası kederi? En derin çaresizliği? . . Merhabalar sevgili kitap dostlarım Bugün sizlerle memleketim Adana'nın 83 yazına doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Adanam'ın kavurucu yazını, kendine has üslûbunu, Okaliptüs ağaçlarını ve Adana'ya ait, Adana 'ya has pek çok özelliğini , samimi bir dille ve ustaca kaleme almış sevgili Taçlı Yazıcıoğlu Geçtiğimiz yıllarda fuarda tanışma şansım da oldu ve sıcacık, samimi , sevgi dolu kişiğiyle kalemi kadar kendisini de çok sevdim. Eğer ilk kitabı Hep Sondan Başlar 'ı hâlâ okumadıysanız bir an önce okumalısınız arkadaşlar Dilerseniz İncirlik Yazı 'na dönelim Hazırsanız başlıyoruz . . Kitabın kapağını araladığımızda 1995 yılının Mayıs ayındayız ve avukat olan Belgi ile tanışıyoruz. Belgi, Adana adliyesinde adımlarken geçen 12 yılı ve değişen hayatını düşünüyordu.. Hikâyesini anlatmadan önce ise aklında şu cümle dönüyordu... Keşke ölmeseydi... Ve şu soru... Herkes masumsa bir ölümde, neden ismi cinayetti? Belgi'nin ve pek çok hayatın dönülmez bir yola girdiği o yıla gidiyoruz. 83 yazına.. Ve o yaz yaşananlara... . . Belgi ve Alin iki kız kardeştir. Anneleri İngilizce Öğretmeni, babaları ise İncirlik'te Amerikalılarla çalışmaktadır. Belgi o yıllar henüz 11 yaşındadır ve o yaz yabancı dilini ablası Alin gibi geliştirmek istemektedir. İyi bir gözlem yeteneği olan Belgi çevresinde yaşanan her şeye hakimdir. Bir gün karşı dairelerine Amerikalı müzik öğretmeni David taşınır. Davıd'i ziyarete gelen delikanlı da merak
İncirlik YazıTaçlı Yazıcıoğlu · Doğan Kitap · 2024168 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2021 60. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2021 20:21
Her kilitli kapının bir anahtarı vardır. Her sorunun bir çözümü vardır... Diyerek yaşama tutunan insanların sokağına bir yolculuğa ne dersiniz? Benim memleketime, benim mahallelerime , yürürken aşındırdığım Küçük Saate, Kocavezire... Canım Adanam'a.. Kanalına, Tan Sinamasına, Abidinpaşa'ya... Yalın ayak çocukların sıcaktan kavruk tenlerine, mahallede oynadıkları oyunlarına sımsıcak bir yolculuğa çıkarıyor bizi Muzaffer İzgü... Boru trampet eşiliğinde doğduğu 29 Ekim 1933 yılından, delikanlılık yıllarına kadar.. Hele gardaş hazırsanız takılın peşimize . Muzaffer nam-ı diğer Muzo... Fakir hanelerinin ikinci çocuğu... Bir abisi var, bir anası bir de iş hayatında dikiş tutturamayan babası... Çamurdan sıvadıkları evde kışta kıyamette yarı aç yarı tok yaşam mücadelesi veriyor Muzo.. Her işi yapıyor... Mısır satıyor, şeker satıyor, çaycılık, bulaşıkçılık, ırgatlık... Tek hayali var okumak... Her sene ertelenen okuluna devam edip etmeyeceğinin kararını ise bıyıkları veriyor Ahh bi de yürek yangını var ki Raziye.. Pambık tarlalarında sinek demeden sıcak demeden düşüyor peşine... Muzo 'nun çok küçük yaşlardan itibaren verdiği hayat mücadelesi, ne yiyelim zıkkımın kökünü mü mantığıyla hep daha fazla çalışmaları, filme konu olmuş hayatı mutlaka okunmalı der, memleketim kokulu bu güzel eseri tavsiye ederim Hepinize şimdiden keyifli okumalar dilerim Kitapla Kalın
Zıkkımın KöküMuzaffer İzgü · Bilgi Yayınları · 20202,049 okunma