Bir damlanın peşinde bir ömür…
7/10
·86 syf.··
2026 583. kitabı
İskender Pala’nın Su Kasidesi adlı eserini okurken bunun yalnızca tarihî bir roman olmadığını düşündüm. Bana göre kitap, sevginin insanı nasıl dönüştürebileceğini ve bir inancın insan hayatına nasıl yön verebileceğini anlatıyor. Eser, Fuzûlî’nin aynı adlı kasidesinden ilham alırken okuyucuyu hem tarihî bir yolculuğa çıkarıyor hem de manevi bir dünyanın kapılarını aralıyor. Kitap boyunca olaylardan çok insanların duygularına, inançlarına ve arayışlarına odaklandım. Çünkü anlatılan hikâyenin merkezinde yalnızca geçmiş değil, insanın kalbinde taşıdığı sevgi var. Beni en çok etkileyen nokta, sevginin burada sıradan bir duygu olarak değil, insanı olgunlaştıran ve anlam arayışına yönelten bir güç olarak ele alınması oldu. Günümüzde sevgi çoğu zaman sahip olmakla ilişkilendirilirken, bu eserde sevginin daha çok adanmak ve anlam bulmakla ilgili olduğunu hissediyoruz. İskender Pala’nın dili yer yer ağırlaşsa da metnin ruhuna uygun bir derinlik taşıyor. Özellikle divan edebiyatına yapılan göndermeler, kitabı sadece bir roman olmaktan çıkarıp kültürel bir yolculuğa dönüştürüyor. Bu nedenle eser, yalnızca bir hikâye okumak değil; aynı zamanda geçmişin düşünce dünyasına misafir olmak gibi. Kitabı bitirdiğimde aklımda şu soru kaldı: İnsan sevdiği şeye ne kadar yaklaşırsa, kendine de o kadar yaklaşmış olur mu? Çünkü kitap boyunca sevginin yalnızca bir duygu değil, insanın kendini tanıma yolculuğunun da bir parçası olduğunu düşündüm. Kısacası Su Kasidesi, tarih, edebiyat ve maneviyatı bir araya getirirken okuyucuyu sevginin anlamı üzerine düşündüren etkileyici bir eser. Anlattığı hikâyeden çok bıraktığı duyguyla hafızada yer eden kitaplardan biri.
Su Kasidesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20201,333 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:10
“Vahyin merkezi, insanın hayat menbaı, kutsiyeti tartışılmaz mekân… Öyle bir mekân ki onu tarif etmek için kelimeler kifayetsiz kalır.” “Kâbe insanın asıl vatanı... Gönlü Kâbe'de kalmış, oraları yüreğimize taşımaya niyet ederek çıkılmış bir yol...” “Çünkü oradaki manevi atmosferi, ruha işleyen o huzuru başka hiçbir yerde bulmak mümkün değil.” “Bazı kitaplar vardır; sadece bilgi vermez, insanın kalbine de dokunur.” kabe insanın asıl vatanı....gönlü kabe de kalmış ...oraları yuregimize taşımaya niyet ederek çıkılmış yol....bizede yolda olmak yakışır.. Vahyin merkezi, insanın hayat menbaı, kutsiyeti tartışılmaz mekân… öyle bir mekan ki onu tarif etmek için kelimeler kifayetsiz kalır. Karib” nidasıyla mukarrebun bostanına dalmaktır sonra, adanmak. Bir sultan tanırız yakınlara ve uzaklara hükmeden. Ateşe ve buza boyun eğdiren… Gurbet ve sılanın sahibi, elemin ve lezzetin maliki… Herkese her şeyden daha yakın bir sultan. Akrabul Karaib sultanın sımsıcak rahmeti bitirir tüm uzaklıkları. Yollar biter, gurbet biter, hasret biter karanlık ve soğuk biter bize her şeyden daha yakın Karib Yar’ımızın vuslatında. Onu tanımaktır işimiz. Ona ram olmaktır gidişimiz. Marifet pusulası O’nun kıblesine yön gösterince, kaybolmuşluk ve tükenmişlik sona erer. Ruhlar ve bedenler O’nun malı olunca kurtulurlar. Tüm bayramlı sılalara çevirir. Rahmetini indiği yerde dertler, belalar son bulur, nurunun kapladığı mekânlara kabusi karanlıklar elveda eder maveraesmanur
Kâbe-i MuazzamaMeryem Bastan · Kayıhan Yayınları · 202611 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitabın özeti mahiyetinde...
Puan vermedi·128 syf.·
2026 12. kitabı
TALEBENİN KENDİNE KARŞI EDEPLERİ 1- İlim İbadettir: "İlim, gizlide kılınan namazdır ve kalbin ibâdetidir” “Ameller ancak niyetlere göredir.” 1. Niyeti Allah subhânehu ve teâlâ için halis kılmak. 2. Dünya ve âhiret hayırlarını bir araya toplayan haslet: TAKVA bir donanımdır.. Faziletler yatağıdır.. Övgüye şayan hasletlerin konaklama yeridir... Takva gücün kaynağı, yüceliğin miracı, kalpleri fitnelerden koruyan sağlam bağdır... İfrata da tefrite de düşmeyin! 2- Selefî Ol: Ehl-i sünnet ve’l-Cemaat o kimselerdir ki Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in bıraktığı izleri takip ederler. 3- Allah Teâlâ’ya Karşı Haşyetten Ayrılmamak ilminle, davranışlarınla ve amelinle Allah’a yönlendirmek. Ahmed b. Hanbel rahimehullâh şöyle demiştir “İlmin aslı Allah teâlâ’ya karşı haşyet duymaktır.” “İlim ameli çağırır. İcabet ederse ne âlâ.. aksi halde kalkar gider.” 4- Devamlı Murakabe Rabbine doğru yürüyerek hem gizli hem de aşikar hallerde korku ve ümit arasında devamlı olarak Allah teâlâ’nın murakabesinde olmakla bezenmek. 5- Alçak Gönüllü Olup Kibir ve Böbürlenmeyi Terk Etmek Kendini dev aynasında gören gencin savaşı olan ilim,Yüksek yerlere karşı savaşan sel gibidir. 6- Kanaat ve Zühd Şüpheli şeylerden ve insanların elinde bulunana göz dikmekten kaçınmak sûretiyle harama karşı zahid olmak.. Haramın koruluğundan uzak durmak..” 7- İlmin Pırıltısı ile Bezenmek Zâhirin ve bâtının mamur edilmesi, zıtlarından uzak durulması sûretiyle sağlanan sâlih bir hidayet.. devamlı bir sekinet.. vakar.. huşu.. tevazudur. 8- Mertlik (mürüvvet) Süsün Olsun: Mertlik” ve mertliğe götüren güzel ahlak, güleryüz, selamı yaymak, insanlara tahammül, kibre kapılmadan şeref ve onur sahibi olmak 9- Adamlık Hasletlerine Sahip Olmak: Şecaat, hak konusunda cesaret, güzel ahlak, maruf yoluna adanmak gibi adamlık
İlim Talebesinin SüsüBekr. B. Abdullah Ebu Zeyd · Guraba Yayınları · 200847 okunma
Allah'a Adanmak
10/10
·105 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
ALLAH’A ADANMAK MEHMET SEYMEN İKİNCİ ADAM YAYINEVİ Merhabalar sevgili kitap dostları Bazı kitaplar okunur ve rafa kaldırılır. Bazıları ise okunur… ve insanın içine yerleşir. “Allah’a Adanmak” benim için ikinci türden bir kitap oldu. Bu kitap, inancı anlatmıyor sadece; inancı yaşamaya çağırıyor. Çünkü adanmışlık, bir cümle değil bir yön meselesi. Nereye baktığınızla, neyi öncelediğinizle, zor zamanlarda nasıl durduğunuzla ilgili. Satırlar boyunca şunu fark ediyorsunuz: Teslimiyet, başa geleni sorgusuz kabul etmek değil; başınıza gelene karşı kalbinizin aldığı tavırdır. İman ise konforu koruyan bir sığınak değil, insanı sorumluluğa davet eden bir bilinçtir. Bu kitap dünyadan el çekmeyi değil, dünyanın içindeyken kalbi kirletmeden yürümeyi anlatıyor. Rızayı merkeze alarak yaşamayı… Niyeti sözden hayata taşımayı anlatıyor. Bu kitabı okurken kendinize şu soruları soracaksınız : Hayatım gerçekten neye adanmış? Seçimlerim, inandığımı söylediğim hakikati taşıyor mu? Yoksa inancımı sadece zor zamanlara mı saklıyorum? Allah’a Adanmak kitabı, insanı suçlamıyor ama gerçekleri görmezden gelmesine de izin vermiyor. Yumuşak bir dille, güçlü bir farkındalık oluşturuyor.
Kişisel Gelişim
Allah’a AdanmakMehmet Seymen · İkinci Adam Yayınları · 20253 okunma
Puan vermedi·105 syf.··
2026 28. kitabı
MEHMET SEYMEN-ALLAHA ADANMAK "Allah'a Adanmak'. klasik anlamda bir roman/öykü gibi olay örgüsü kurup karakterler üzerinden ilerleyen bir metin değil; dini-ilmî bir inceleme. Mehmet Seymen, Ebû Dâvûd'un Sünen'indeki Cihâd bölümünü merkeze alıp. bu bölümde yer alan toplam hadis savısını ve bâb başlıklarını çerçeveleyerek; günümüzde en çok tartışılan, yanlış anlaşılan ve sık sorulan konulara temas eden 23 hadisi seçip onların mânâ ve yorumları üzerinden bir "doğru anlama" hattı kurmaya çalışıyor. Niyet, kitabın daha ilk sayfalarında net: cihâd kavramının özellikle gavrimüslimlerce "kılıç zoruyla din davatması/ ayrım gözetmeden öldürme" gibi bir imaja indirgenmesini, hem tarihî bağlamı hem de hadislerin sınır çizici diliyle tashih etmek. Kitabın verdiği ana mesaj, tek bir cümleye indirgenecekse şu cizgide toplanıyor: "Cihâd" rastgele şiddet değil; şartları, maksadı, ahlâkı ve hukukî sınırları olan; bazen savaș alanıyla, çoğu zaman da kişinin dili, malı, iradesi ve sorumluluğuyla ilgili bir kulluk mücadelesidir. Seymen, kavramın mezheplerce yapılan tariflerine ve Kur'an-hadis bütünlüğüne yaslanarak cihâdın fikıh literatüründeki yerini ve "hangi şartlarda/ kimlere" yöneldiğini tartışıyor; böylece okurun zihnindeki genel slogan"' algısını, "sartlara bağlı dinî sorumluluk' okumasına dönüştürmek istiyor. Bu yaklaşım içinde metin, okura iki şey katıyor: Birincisi cihâdın konuşulduğu her yerde asıl belirleyenin niyet hedef ve yöntem olduğunu; bir hükme varırken parçacı alıntıların değil, hadislerin yer aldığı bütün bağlamın hatta nâsih-mensûh ilişkisi gibi usûl boyutlarının hesaba katılması gerektiğini hatırlatıyor. Seymen'in "tek kaynağa yaslanmama, hadis diye aktarırken hadis âlimlerinin değerlendirmelerini dikkate alma, ahkâm çıkarırken geniş tahriç ve iliski bilgisi olmadan
Allah’a AdanmakMehmet Seymen · İkinci Adam Yayınları · 20253 okunma
8/10
·105 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 06:55
İlimden İrfana Bir İstikamet Rehberi: "Allah'a Adanmak" Bazı kitaplar okunur ve rafa kaldırılır; bazıları ise okunur ve insanın içine yerleşir. Mehmet Seymen’in kaleme aldığı Allah’a Adanmak, şüphesiz bu ikinci gruba dâhil olan, insanın kalbine durup bakmasını hatırlatan bir tefekkür eseri. Kitabın en güçlü yönlerinden biri, günümüzde politik ve duygusal yükü oldukça ağır olan, çoğunlukla "kılıç zoruyla din dayatması" gibi sığ imajlara indirgenen "cihâd" kavramını asli çerçevesine oturtmasıdır. Seymen, seçtiği hadisler üzerinden okura net bir mesaj veriyor: Cihâd rastgele bir şiddet değil; şartları, ahlâkı ve hukukî sınırları olan; kişinin dili, malı, iradesi ve sorumluluğuyla verdiği bir kulluk mücadelesidir. Metin boyunca okur, bir hükme varırken parçacı alıntıların değil, hadislerin bağlamının ve klasik kaynak disiplininin ne kadar hayati olduğunu fark ediyor. Bu bölümde kitabın asıl "karakteri" şahıslar değil; Ebû Dâvûd'un ilmî otoritesi, hadis âlimleri ve şerh geleneğinin ta kendisi oluyor. Kitap, ilmî sınırlarını çizerken kalbi de ihmal etmiyor; inancı sadece anlatmıyor, yaşamaya çağırıyor. Satırlar arasında ilerledikçe teslimiyetin başa geleni sorgusuzca kabullenmek değil, başa gelene karşı kalbin aldığı bilinçli bir tavır olduğunu anlıyorsunuz. ​"Allah’a Adanmak, okuru yargılamadan ama vicdanıyla yüzleşmekten de kaçamayacağı bir dürüstlüğe davet ediyor." Günlük telaşlar ve ertelenen iyilikler arasında insana usulca, “Kalbini yeniden merkeze al,” diye fısıldıyor. Adanmışlığın anlık bir duygu patlaması değil, sabır ve emekle her gün yeniden seçilmesi gereken bir "istikamet" olduğunu hatırlatıyor. ​Altı çizilerek, zaman zaman aynı sayfaya geri dönülerek ve sindirilerek okunması gereken bu kitap; niyetini tazelemek, imanını hayatına taşımak ve kalabalıklar
Allah’a AdanmakMehmet Seymen · İkinci Adam Yayınları · 20253 okunma