Yıllar öncesinde yapılmış bir centilmenlik anlaşması yeniden gün yüzüne çıkar ve anlaşmanın peşindeki farklı ülkelerden gelen profesyonel tetikçileri Londra'da buluşturur. İtalyan Kont Pazzini, İspanyol Viktor Silva, Rus Boris Shebalin ve Avusturyalı Stefan Neuer ülkelerinin tanınmış zenginlerinden ve iş insanlarındandır. Bu dört ismin yıllar öncesinde, bir şeyleri saklamak uğruna yaptıkları anlaşma, birinin kendilerine şantaj yapmasıyla yeniden ortaya çıkar. Belgede her ne varsa, yeniden ortaya çıkması kendilerini korkutur ve profesyonel tetikçilerini belgeyi almak için Londra'ya, bir pulcu dükkanına gönderirler. Ancak hesaba katmadıkları olayların yaşanması, Avrupa'yı adeta kanlı bir pazara çevirir.
Yazar Osman Aysu, hukukçu bir polisiye ve gerilim yazarı. Kendisinin hukuk bilgisi romanına yansımakla birlikte, fazlasıyla teknik bir dile çevirmiş romanı ne yazık ki. Konusu oldukça sürükleyici olan, ne çıkacağını, işlerin nereye varacağını merakla beklediğiniz bir roman olsa da, anlatımını sevemedim. Sık sık tekrarlara düşmüştü yazar. Ayrıca sonu da beni biraz hayal kırıklığına uğrattı.
Fahrettin Bey ve ailesi, milletvekili tanıdıklarının yardımıyla Niğde'den İstanbul'a göçer. Evini, eşyalarını, Niğde'deki yaşamını geride bırakarak büyük şehre gelen aile, hiç bilmedikleri bu şehirde ne yapacağını da bilemez. Sabahın alacakaranlığında varırlar İstanbul'a ve tanıdıklarının ayarladığı eve giderler. Ancak ev darmadağınıktır, her köşesinden çaputlar, çeşitli hayvan uzuvları çıkan, garip garip sesler duydukları bu evde 'Öbürküler'in yaşadığını anlatır komşuları. Gün geçtikçe aile fertleri için dayanılmaz hale gelir öbürküler ve yaşanan bir hadiseyle bir daha İstanbul'a uğramamak üzere terk ederler evi. Ancak olaylar belki de Fahrettin Bey ve ailesinin sandığı gibi değildir. Bunu da ikinci bölümde okuruz. Kısa bir roman Öbürküler ancak yazarın anlatımını oldukça beğendim. Her bir karakteri ince ince işlenmiş, 60'lar Türkiyesinin siyasi ve sosyal yaşamını başarılı bir şekilde yansıtan, keyifli bir romandı.